KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/4951 E., 2023/3897 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/4951
- Karar No
- 2023/3897
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
2- (DAVACI) … Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2013 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi konut teslimlerinden kaynaklanan ve indirim yoluyla gideremediği katma değer vergisinin mahsuben iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının talebi üzerine tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, iadesi talep edilen 705.138,13 TL katma değer vergisi tutarının 83.732,15 TL'lik kısmının mahsuben iadesinin uygun olduğu,
geriye kalan 621.405,98 TL'nin ise iadesinin yapılamayacağı belirtildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı olayda, sözü edilen raporda, ilgili dönem katma değer vergisi beyannamelerinde yer alan % 8 orana tabi teslimlere ilişkin olarak davacı şirket yetkilisince, söz konusu teslimlerin, Migare ve Royal Plus Urankent projesinde çalışan taşeron firmalara yansıtılan yemek faturalarından kaynaklandığı, ilgili tutarlara, indirimli orana tabi işlemlere ilişkin hesaplama tablosunda yer verilmesinin unutulduğu şeklinde beyanda bulunulduğu, davacının mal alımı yaptığı ...
Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi nezdindeki karşıt incelemede, değinilen şirket temsilcisi tarafından, ilgili yıllarda davacıya demir satıldığı ve vade farkı faturası düzenlendiğinin beyan edildiği, nakliyeye dair irsaliye belgeleri istenildiği, araç plaka bilgilerinden araçların faturalarda belirtilen demir miktarlarını taşıma ihtimalinin iktisadi ve ticari teamüllere uygun olmadığının saptandığı, zira sözü edilen araçlardan altı adedinin mükellefiyet kaydının bulunmadığı, dört adedinin binek, birinin arazi taşıtı, birinin traktör vasfında olduğu, bir aracın ise Yeniçağa Belediyesi adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği,
nakliye firmaları tarafından.
Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen faturalarda adı geçen şirketin deposunun yer aldığı Gebze ilçesinden, uyuşmazlık konusu inşaat projesinin bulunduğu Ankara iline yapılmış bir sevkıyata dair bilgi olmadığı, davacı şirket ile tedarikçi firma arasında mal teminine yönelik sözleşme bulunmadığı, söz konusu şirket hakkında sahte belge kullanma ve özel esaslara tabi mükellefler arasında olduğu yönünde olumsuz tespitler bulunduğu da değerlendirildiğinde, bu firma tarafından davacıya tanzim edilen faturaların yüklenim listesinden çıkarılması gerektiğinin belirtildiği,
davacının indirimli orana tabi konut satışlarına ait fatura tarihlerinin çoğunun Ocak ila Aralık 2013 döneminden önceki dönemlere ait olduğunun tespit edildiği, bu hususa ilişkin olarak davacı şirket yetkilisince, topraktan satışı gerçekleştirilen konutların veya satışı gerçekleştirip faturası düzenlenen konut teslim tarihlerinin genellikle fatura tarihleri olmadığı, satış işlemi gerçekleştirdikten sonra alıcıyla konutun teslimine ilişkin konut teslim tutanağı/formu imzalandığı, tesliminde söz konusu belgelerin imzalandığı tarihte gerçekleştiği şeklinde beyanda bulunulduğu,
davacı tarafından geçmiş tarihli konut satış faturalarına ait teslim tutanaklarının hepsinin ibraz edilemediği, bu hususa yönelik olarak şirket yetkilisince, istenilen konut teslim tutanaklarının Ankara'daki tüm satış ofislerinden arandığı ancak bunlardan sadece incelemeye ibraz edilen tutanakların bulunabildiği, ayrıca topraktan satışların 2013 yılında teslim edildiğine dair başkaca bir belge bulunmadığı, yapı kullanım izin belgelerinin de henüz alınmadığı yönünde beyanda bulunulduğu,
davacı tarafından ibraz edilen konut teslim tutanaklarına göre 2013 yılında toplam 2.277,69 metrekarelik konut teslimi yaptığının saptandığından hareketle ilgili konutların bünyesine giren katma değer vergisi tutarlarının yeniden hesaplandığı ve indirimli orana tabi işlemlere ilişkin hesaplama tablosunun yeniden oluşturulduğu davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan karşıt tespit verileri, hesap ve işlemlerindeki uyumsuzluklar, davacının mal alımında bulunduğu firma hakkındaki olumsuz saptamalar ile uyuşmazlık dönemine ilişkin konut teslim tutanaklarının yalnızca bir kısmının ibraz edildiği dikkate alındığında,
davacı tarafından, indirimli orana tabi konut teslimlerinin gerçek durumu yansıttığının ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, davacı tarafından konut teslim tutanak ve formları incelemeye ibraz edilemeyen indirimli orana tabi konut teslimlerinden kaynaklı kısmı ile iade hesabına dahil edilmeyen yemek harcamaları yansıtma faturalarından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkralarına yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı tarafından,.
Demir Çelik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden yapılan alımların nakliyesine ilişkin araç sorgulamalarının, alımların yapıldığı tarihler itibarıyla değil inceleme tarihi itibarıyla gerçekleştirilen sorgulamalardan ibaret olduğu ve şirketlerince düzenlenen bonoların adı geçen şirket tarafından icra takibine konu edilmesinin gerçek bir ticari ilişkinin varlığını gösterdiği iddia edilen olayda, söz konusu şirket hakkındaki saptamaların tanzim ettiği faturaların sahte olduğunu ortaya koyacak mahiyette olmadığı,
ödemelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair araştırma yapılmadığı gibi idarenin bu duruma yönelik muvazaa iddiasının da bulunmadığı, tedarikçi firma tarafından icra takibine konu edilen alacağın alımların gerçek olduğunu destekleyen bir done olarak kabulünün gerektiği dikkate alındığında, bahsi geçen şirketten yapılan alımlar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirim ve iadesinin mümkün bulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin,
bu firmadan yapılan alımlardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek sözü edilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra işlemin değinilen kısmı iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, vergi inceleme raporu uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, Mirage Bahçe Konutlarından 44 tanesinin 2013 yılında teslim edildiğinin kanal vizesi ve alıcıların ASKİ aboneliklerinden anlaşılabileceği, inşaat metrekare alanının yanlış hesaplandığı, keşif icra edilerek bilirkişi raporunun düzenlenmesi gerektiği, arsa ve konut teslimlerinin farklı oranlarda katma değer vergisine tabi olduğu hususuna ve zorunlu harcamalara yönelik araştırma yapılmadığı, katma değer vergisi iadesi konrol raporunda eksiklik olup olmadığına ilişkin inceleme gerçekleştirilmediği, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/4951, K. 2023/3897, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama