KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2020/650 E., 2024/371 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Esas No
- 2020/650
- Karar No
- 2024/371
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, taşınmaz satışlarından elde ettiği ticari kazancını beyan etmediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2015 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın Nisan-Haziran dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkındaki vergi tekniği raporundaki saptamalardan, taşınmaz satışlarının, kar elde etmek amacıyla ticari bir organizasyon kapsamında gerçekleştirildiği ve alım satım işlemlerinin devamlılık unsuru taşıyacak şekilde ticari kazanç elde etmek amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağı, geçici vergi aslının gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtildiğinden geçici vergi aslı yönünden karar verilemeyeceği, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, geçici vergi aslı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taşınmaz satışlarından elde ettiği ticari kazancını beyan etmediği saptanan davacı adına yapılan tarhiyat ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, davacının, ticari bir organizasyon kapsamında ve devamlılık içinde gayrimenkul satım faaliyetinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasını ulaştığı aksi yöndeki yargı uyarınca yazılı gerekçeyle kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının değinilen kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2020/650, K. 2024/371, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama