KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1770 E., 2024/883 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/1770
- Karar No
- 2024/883
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, 2006 ve 2007 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı, ... tarih ve ... takip numaralı, ...tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından dava konusu ödeme emirlerinin 21/12/2018 tarihinde ilanen tebliğ edildiği ve davanın süresinde açılmadığı iddia edilmiş ise de 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun biçimde tebliğ edilmesi gerekirken, 13/10/2018 ve 10/11/2018 tarihli tebliğ alındılarından görüleceği üzere iki farklı adrese tebliğ edilmeye çalışıldığı, bu haliyle Kanun'un aradığı davacının MERNİS adresinde iki defa tebliğ edilme şartının yerine getirilmediği gibi davacının tebliğ tarihleri itibariyle MERNİS adresinin mevcut olmasına rağmen ilanen tebliğ şartları oluşmadığı halde ilanen tebliğ yoluna gidildiği,
dava konusu ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacının ödeme emirlerinden haberdar olduğu tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, ... tarih ve ... takip numaralı ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin 213 sayılı Kanun'un tebliğ hükümlerine uyulmaksızın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, 2006 ve 2007 yıllarına ait olan ve 31/12/2011, 31/12/2012 tarihine kadar usulüne uygun bir şekilde tarh ve tebliğ edilmeyen alacağın zaman aşımına uğradığı,
... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin içeriği özel usulsüzlük cezasının ihbarname tebliğinin 02/11/2012 tarihinde bizzat davacının kendisine yapılarak kesinleştiği, söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen değinilen ödeme emrinin ise 21/12/2018 tarihinde ilanen tebliğ edildiğinin iddia edildiği, ancak, bu ödeme emrinin, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, 13/10/2018 ve 10/11/2018 tarihli tebliğ alındılarından anlaşılacağı üzere iki farklı adrese tebliğ yapılmaya çalışıldığı, bu haliyle Kanun'un aradığı davacının MERNİS adresinde iki defa tebliğ edilme şartının yerine getirilmediği,
davacının tebliğ tarihleri itibariyle MERNİS adresinin mevcut olmasına rağmen ilanen tebliğ şartları oluşmadığı halde ilanen tebliğ yoluna gidildiği, bu haliyle ödeme emrinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği dikkate alındığında, davacının ödeme emrinden haberdar olduğu tarih itibariyle kamu alacağının tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emirlerine ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/1770, K. 2024/883, 26 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama