KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2542 E., 2024/718 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2022/2542
- Karar No
- 2024/718
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.538 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Güvenlik Eğitimi ve Güvenlik Sistemleri Anonim Şirketi'nden alınamayan 2006 ile 2007 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla bir dönem ortağı ve temsilcisi olan …'un yasal mirasçısı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında 08/07/2021 tarihinde kamu alacağının yapılandırıldığı, anılan yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle davalı idarece iptal edildiği,
bu durumda, yapılandırılmak suretiyle vade tarihi değişen kamu alacağı için yapılandırmaların iptal edilmesi üzerine şirketin vergi borçları nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğinden ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra borcu yapılandıran kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilmesi gerekirken yapılandırma sırasında şirketle herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan davacının doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık görülmediğinden davacının da mirasçı sıfatıyla takip edilemeyeceği gerekçesiyle
ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili için yasal mirasçı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Amme borçlusu şirketin 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalandığı, bu nedenle takip edilen kamu alacağından davacının sorumlu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Yasal mirasçı olan davacının mirasçısı …'un 27/08/2004 ila 18/01/2007 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu … Güvenlik Eğitimi ve Güvenlik Sistemleri Anonim Şirketi tarafından 08/07/2021 tarihinde vergi borçlarının 7256 sayılı Yasa kapsamında yapılandırıldığı, taksitlerin süresinde ödenmemesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği, sözü edilen firmadan alınmayan kamu alacağının tahsili amacıyla adına yasal mirasçı sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yapılandırma sırasında şirketle herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan kanuni temsilci ...'un mirasçısı davacının yasal mirasçı sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık görülmediği yolundaki yargıda hukuka aykırılık görülmemekle birlikte yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın,
bu durumun şirket tüzel kişiliği nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını başka bir ifadeyle yapılandırmanın ihlalinden sonra asıl borçlu adına yeniden ödeme emri düzenlenerek mal varlığı araştırması yapılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyeceğinden Vergi Mahkemesince dava konusu ödeme emirlerinin yazılı gerekçeyle iptaline ilişkin kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2542, K. 2024/718, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama