KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2605 E., 2024/5699 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/2605
- Karar No
- 2024/5699
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporunda yapılan randıman hesaplamasında temsilcisince beyan edilen fiili fire oranlarının dikkate alındığı, gerçekleşen yan ürün miktarının da kapasite raporundaki verilere istinaden ayrıştırıldığı anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, somut tespit olmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasının ise hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Hammadde ve ana ürünler için fire oranlarını gösterir Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası ekspertiz raporu ve davacının bağlı bulunduğu Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı müfettişlerince 2018 yılı için Başkanlığın denetim ve inceleme faaliyetleri, aylık ve 15 günlük periyodlarla yapılan bildirimler, debimetre izleme faaliyetleri nazarında davacı üretim miktarlarının beyanları ile uyumluluğunun incelemesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı rapor ile pazarlama yılı kavramına göre Eylül ve Ağustos ayları bazında denetim yapıldığı,
ilgili yıl için iki denetim gerçekleştirildiği ayrıca üretim ara noktaları ve son satış noktalarında debimetreler bulunduğu, buradan elde edilen değerler ile yapılan bildirimlerin karşılaştırılması sonucunda doğrulama yapıldığı, bu noktada herhangi bir tutarsızlık tespit edilmediği, inceleme ve hesaplama sonucunda ulaşılan miktar ile beyan edilen miktar arasında yüzdesel olarak da %3,12 fark olduğu, rafineri veriminin ise %96,88 olarak bulunduğu,
bu farkın proses içi, depolama, dolum, satış/stok aşamalarından oluşan kayıplara, ölçüm hataları ve proses içi beklenen şekere tekabül ettiği, kabul edilebilir bir fark olduğu ve bu farkın hammadde ve ana ürünler için fire oranlarını gösterir Lüleburgaz Ticaret ve Sanayi Odası'nca ekspertiz raporunda, tespit edilen fire oranları içinde yer aldığı da anlaşıldığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu özel usulsüzlük cezasının yazılı gerekçeyle kaldırılmasına dair hüküm fıkrasına yöneltilen davalı idare istinaf başvurusu ise değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile kayıt dışı hasılat elde ettiği sabit olduğundan yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kararın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer verilen tespitlerden, uyuşmazlık konusu dönemde mükellefin alışlarına herhangi bir eleştiri getirilmediği ve üretime sevk edilen mısır miktarı hususunda herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın randıman hesaplamasına ilişkin olduğu, yapılan randıman incelemesinde; üretime sevk öncesinde, üretim aşamasında ve üretim sonrasındaki satış-depolama aşamasındaki fire oranlarının mükellef kurum temsilcisinin beyanları doğrultusunda hesaplamaya dahil edildiği,
üretime sevk edilen mısırdan elde edilmesi gereken mamuller ve yan ürünlere ilişkin olarak kapasite raporundaki oranlardan faydalanıldığı anlaşıldığından tespit edilen fark üretim miktarları ve ortalama birim satış fiyatları üzerinden hesaplanan kayıt dışı hasılat sebebiyle tarh edilen dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin.
Vergi Mahkemesinin davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu cezalı verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/2605, K. 2024/5699, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama