KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/3735 E., 2024/4829 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2022/3735
- Karar No
- 2024/4829
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Ticaret Tüketim Akaryakıt ve İletişim Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ödeme kaydedici cihazlardan bazı günlerde z raporu almadığından bahisle 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun'un Mükerrer 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca her bir cihaz için tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen beş kat birinci derece usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 31/05/2021 tarihinde düzenlenen beş adet yoklama fişine istinaden dört adet ödeme kaydedici cihazdan 2020 yılının Aralık, 2021 yılının Ocak ila Nisan aylarında toplam 220 adet Z raporu alınmadığının saptandığı olayda tek bir tespitle, ayrı ayrı işlenen usulsüzlük fiillerinin sayısı ortaya konulduğundan tek bir ceza uygulanması gerektiği, 2020 yılına ait olup aynı yıl içinde kesinleşen 150-TL vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemekle birlikte 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın,
tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen lehe düzenleme dikkate alındığında, vergi ziyaı cezasının ancak tekerrüre esas alınan ceza tutarı kadar artırılabileceği gerekçesiyle dava konusu usulsüzlük cezası azaltılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ödeme kaydedici cihazlardan bazı günlerde z raporu alınmadığı tespit edilen davacı adına kesilen usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)- KARŞI OY
3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun'un Mükerrer 8. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Maliye Bakanlığınca belirlenip açıklanan usul ve esaslara uymayan üretici ve ithalatçı kuruluşlar bunların satış, bakım-onarım servislerinde görevli elemanları ile ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetleri olan mükellefler hakkında her bir tespit için ayrı ayrı olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununa bağlı usulsüzlük cezalarına ait cetvelde yer alan beş kat birinci derece usulsüzlük cezasının kesileceği hükme bağlanmıştır.
Bakılmakta olan davada, düzenlenen yoklama fişleri ile kaç adet ödeme kaydedici cihazdan kaç adet z raporu alınmadığı usulüne uygun tespit edildiği anlaşıldığından, her bir tespit esas alınarak kesilen cezada yasaya aykırılık görülmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu bakımdan, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması, verilecek kararda tekerrür yönünden yeniden değerlendirme yapılaması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/3735, K. 2024/4829, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama