KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/905 E., 2024/4811 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Esas No
- 2022/905
- Karar No
- 2024/4811
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının kanuni temsilcisi olduğu ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi'nden (Eski Unvan: ... Mühendislik Müşavirlik Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi) alınamayan 2011 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına ve gayrimenkullerine uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağının davacı adına tanzim edilen ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri olduğu, ... takip numaralı ödeme emri içeriği borcun usulüne uygun biçimde kesinleşerek davacıdan tahsil edilebilir aşamaya geldiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı, ... takip numaralı ödeme emri içeriği borcun ise asıl borçlu şirketin 2011 ve 2012 yıllarına ait yasal defter ve belgelerinin 2016 yılında kanuni temsilci olan ...'den istenilmesine karşın söz konusu defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan tarhiyata ilişkin olduğu,
davacının ise 25/04/2015 tarihinde sunduğu istifa dilekçesi ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiğinin anlaşıldığı dolayısıyla değinilen borcun ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında uygulanan hacizlerde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Asıl borçludan alınamayacağı anlaşılan kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan hacizlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Bakılmakta olan dava, kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacının, banka hesaplarına ve gayrimenkullerine uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir.
Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır.
Bu durumda, dava konusu haciz işleminin, 7 takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmının hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanun'un davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına değinilen kısım yönünden katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2022/905, K. 2024/4811, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama