KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3237 E., 2024/4274 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2024
- Esas No
- 2023/3237
- Karar No
- 2024/4274
- Temyiz eden (davacı)
- ... Ticaret Anonim Şirketi
- Eski Unvanı
- ... Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlardan internet ortamında alınan reklam hizmeti ödemelerinden tevkifat yapılmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerine söz konusu çekinceye itibar edilmeksizin 2022 yılının Haziran dönemi için tahakkuk ettirilen kurumlar (stopaj) vergisinin ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu uyuşmazlığın çözümünün kendilerinden reklam hizmeti alınan kurumların üzerinden vergi kesintisi yapılan kazancı Türkiye'de bulunan iş yerinde gerçekleştirilen faaliyetten elde edip etmediklerinin ortaya konulmasına bağlı bulunduğu,
mükelleflerin ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri sayılabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi ya da faaliyetin icra edildiği yer olması gerektiği, uyuşmazlık konusu reklam hizmetinin Türkiye'den erişilebilen web sayfaları üzerinden verildiği dikkate alındığında faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıyan söz konusu web sayfalarının hizmeti veren kurumlar açısından iş yeri olduğu sonucuna varıldığından anılan ödemeler üzerinden yapılan tevkifatın beyanı üzerine yapılan dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İnternet ortamında sunulan reklam hizmetlerine istinaden yapılan ödemelerin ticari kazanç olarak kabul edilmesi gerektiği, şirketlerinin yurt dışında mukim firmalardan olup Türkiye’de dar mükellef statüsünde bulundukları, dar mükellef kurumların Türkiye’de vergilendirilebilmesi için Anayasa’nın 90. maddesi gereği yerel mevzuat hükümleri yerine Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması (Ç.V.Ö.A.) hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, Ç.V.Ö.A. hükümleri uyarınca şirketleri tarafından yurt dışında mukim firmalara yapılan ödemeler üzerinden kesilen vergilerin hukuka aykırı olduğu,
davalı idarenin iç hukuk kuralları kapsamında "işyeri" kavramının "elektronik ortamdaki işyeri"ni kapsadığı değerlendirmesinin kanuna aykırı olduğu, vergilendirme yapılabilmesi için, işe ilişkin ve işletmenin kullanımında bir yerin varlığı, bu yerin sabit olması ve teşebbüsün faaliyetlerini bu yeri kullanarak yürütmesi gerektiği, yabancı bir kurumun Türkiye'de bir web sitesi veya yazılım vasıtasıyla varlık göstermesi durumunda vergilendirme yapılamayacağı dolayısıyla tahakkuk işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/3237, K. 2024/4274, 25 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama