KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3467 E., 2024/2007 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/3467
- Karar No
- 2024/2007
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki ihraç kayıtlı teslimlerinden kaynaklanan tecil-terkin uygulaması kapsamında aldığı iadelerin haksız olduğu ve bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılının Ocak ila Nisan, Haziran ila Aralık dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi, 2013 yılının Ocak, Şubat, Haziran ila Ekim dönemleri için bir ve üç, aynı yılın Mart ve Nisan dönemleri için bir, Kasım ve Aralık dönemleri için ise üç kat kesilen vergi ziyaı cezası ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından 22/09/2016 tarihinde 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında 2011 ila 2015 yılları için katma değer vergisi artırımında bulunulduğu,
bahsi geçen Kanunun 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, vergi artırımında bulunulan vergilendirme dönemi ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağından, davacının bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiği ve sahte fatura düzenlediği yolundaki tespitlere istinaden bu tutarların katma değer vergisi beyanlarından çıkartılmasına ilişkin olarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
6736 sayılı Kanunda ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat yapılabileceği özel olarak düzenlendiğinden davacı hakkında, ihraç kayıtlı teslim şartlarını taşımaması nedeniyle iade tutarlarının reddedilmesine yönelik olarak inceleme ve tarhiyatın yapılabileceği, davacı hakkında düzenlenen inceleme raporundaki tespitlerden davacının ihraç kayıtlı teslimlerinin gerçeği yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından buna ilişkin yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle tarhiyat azaltılmış, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının; özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Vergi Mahkemesi kararının, tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu tarhiyatın belirtilen bölümü yönünden de dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/3467, K. 2024/2007, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama