KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4262 E., 2023/4971 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/4262
- Karar No
- 2023/4971
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Ekim ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin, şirketin mükellefiyetinin 31/12/2015 tarihinde re'sen terk olması nedeniyle kanuni temsilcinin Mernis adresine 19/11/2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, adreste bulunamadığından bahisle ihbarnamelerin idareye iade edildiği, 22/11/2018 tarihinde ikinci defa aynı adrese tebliğe çıkarıldığı,
yine aynı sebeple tebliğ olunamadığından bahisle kapıya yapıştırılmak suretiyle tebligat yapıldığı anlaşılmış ise de, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının tebliğ pusulası üzerine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinde öngörüldüğü üzere tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceğine ilişkin açıklayıcı bir şerhin düşülmediği ve ilgilisine tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde alınmaması halinde on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağına yönelik bir bilgilendirmede bulunulmadığı dolayısıyla söz konusu tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda,
ihbarnamelerin davacının ıttılaına girdiği 17/04/2019 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Defter ve belgelerin ibraz edilmesine dair yazı tebliğ edilmesine rağmen ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle yapılan tarhiyat ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)- KARŞI OY
Dava konusu ihbarnamelerin şirketin mükellefiyetinin 31/12/2015 tarihinde re'sen terk olduğundan kanuni temsilcinin MERNİS adresine 19/11/2018 tarihinde tebliğe çıkarıldığı, adreste bulunamadığından bahisle ihbarnamelerin idareye iade edildiği, 22/11/2018 tarihinde ikinci defa aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, yine aynı gerekçeyle tebliğ olunamadığından bahisle kapıya yapıştırılmak suretiyle tebliğ edildiği,
yani ikinci defa tebligat çıkarılmadan önce 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişen ve 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 102. maddesinde öngörülen münasip bir süre beklenmediğinin görüldüğü olayda, ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği sonucuna varıldığından temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4262, K. 2023/4971, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama