KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4481 E., 2024/940 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/4481
- Karar No
- 2024/940
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Reklam Organizasyon İnşaat Tedarik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.027 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi tekniği raporu dayanak alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporu ve takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2013 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen salınan geçici vergi ile ilgili yılın Eylül ila Aralık, 2014 yılının Ocak ve Şubat dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile söz konusu vergilerin üç katı tutarındaki vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varılamayacağından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergiler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, geçici vergi aslı ile geçici verginin bir katı tutarını aşan vergi ziyaı cezası, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasının ise daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu, sözü edilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki saptamalardan, komisyon karşılığı fatura düzenlediği sonucuna ulaşıldığından, hesaplanan komisyon geliri esas alınarak tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, daha önce beyan edilerek tahakkuk ettirilmiş bulunan verginin, sahte fatura düzenleme faaliyeti nedeniyle hesaplanan vergiden düşülmesi ya da daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen fiktif vergi terkin edildikten sonra cezalı tarhiyat yapılmasının mükerrer vergilendirmeyi önleyeceği gibi hakkaniyete de daha uygun düşeceğinden,
davalı idarece bu hususun göz ardı edildiği gerekçesiyle davalı idare istinaf istemi bu yönden kabul edilerek, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasının daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden haricindeki kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra tarhiyatın sözü edilen kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Geçici vergi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici verginin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen sürede gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı, somut olayda tekerrür koşullarının gerçekleştiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz kısmen reddi, kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunu dayanak alan vergi inceleme ve takdir komisyonu raporları uyarınca dava konusu cezalı verginin salındığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş, 30. maddesinde;
resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddenin vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı halleri düzenleyen bentleri arasında sayılan defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların,
vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması ve de tutulması zorunlu olan defterlerin ve verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh sebebi olarak öngörülmüş, aynı Kanun'un 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, geçici vergi aslı ile geçici verginin bir katı tutarını aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Mükellefler adına tarh edilecek vergilerin kesinleşmesi halinde daha önce beyan edilerek tahakkuk eden vergilerin; terkin edilmesi, ödenmiş olması halinde ise tarh edilerek ödenmesi gereken vergiden mahsup edilmesi gerektiğinin tabii olduğu dikkate alındığında, davacı tarafından tarhiyat öncesinde beyan edilip tahakkuk eden verginin, tarh matrahı üzerinden hesaplanan dava konusu vergiden mahsup edilmemiş olmasının mükerrer vergilendirmeye yol açtığından söz edilemeyeceğinden, Vergi Dava Dairesi kararının, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi,
üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasının daha önce beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere isabet eden eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4481, K. 2024/940, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama