KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4913 E., 2024/1950 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4913
- Karar No
- 2024/1950
- Temyiz eden (davacı)
- ... İletişim Hizmetleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, pasif durumdaki abonelerinden tahsil edilemeyen 'avans TL' tutarlarının değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2019 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin yapılan tahakkukun belirtilen tutardan kaynaklanan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesine göre, kazai bir hükme veya kanaat verici vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacakların değersiz alacak olduğu, davacı şirket tarafından, ön ödemeli hat sahibi abonelerine bedeli bir sonraki 'TL' yüklemesinden tahsil edilmek üzere en fazla 35-TL'ye kadar verilen 'avans TL' tutarlarının abonelerin pasif hale gelmesi üzerine tahsil edilememesi nedeniyle değersiz alacak olarak kabul edilerek dönem kazancından indirilmesi gerektiği iddia olunmuş ise de, pazar payını artırmak amacıyla yapılan uygulamanın,
verilen 'avans TL' tutarlarının geri ödenmemesi riskini her zaman taşıdığı dikkate alındığında basiretli bir tacir gibi hareket etme durumunda olan davacının bu riski kabul ettiği gibi söz konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığından yapılan tahakkukun dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf dilekçesindeki iddialarla ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiği, 'avans TL' uygulamasıyla ticari risk alındığından bahisle dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesinin verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bir alacağın değersiz alacak olarak kabul edilmesi için kanaat verici vesikanın ne olduğuna ilişkin Kanun'da açık bir düzenleme bulunmadığı gibi alacağın tahsil edilememe riskinin bulunup bulunmadığına yönelik ayrım yapılmadığı,
söz konusu alacakların tahsil edilemediği hususunun yasal kayıtlardan tespit edilebileceği, her bir aboneye verilen 'avans TL' tutarlarının dava veya icra takibine konu edilemeyecek kadar düşük olduğu, kamu idarelerinin dahi belli bir tutarı geçmeyen alacakların tahsilinden vazgeçme imkanı varken ticari zorunluluklar gereği tahsil imkansızlığı olan alacaklardan vazgeçilememesinin kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Uyuşmazlık konusu alacakların Kanun'un aradığı şartları taşımaması nedeniyle değersiz alacak olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4913, K. 2024/1950, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama