KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4938 E., 2024/5865 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/4938
- Karar No
- 2024/5865
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının bir kısım emtiayı mal teslimi niteliğinde faturalandırılması gerekirken fason hizmet alımı olarak faturalandırılması suretiyle matrahın aşındırıldığından bahisle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2015 yılının Ocak ila Mayıs ile Temmuz ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacının pirinç çubuk alım satımı, satın alınan pirinç talaşının pirinç çubuğu haline getirilip başka firmalara satılması ve müşterilere ait pirinç talaşlarının pirinç çubuğu haline getirilmesi için alınarak başka firmalara bu işin yaptırılması suretiyle gelir elde etmek üzere üç faaliyetinin bulunduğu, fason imalatı kapsamında pirinç mamul üretimi yaptırdığı ...
Metal Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile arasında trampa ilişkisi bulunduğu, sonrasında da bu şirketin davacı adına fatura düzenlediği, bu faturaların işçilik faturası değil teslim faturası olması gerektiği, davacının kurumlar vergisi beyannamesinde stok değerleme yönteminin ağırlıklı ortalama maliyet olduğunun belirtildiği, buna göre pirinç boru ve çubuk üretim emsal maliyetinin %5 olduğu, ayrıca ilgili dönemde fason hizmet kapsamında adı geçen şirkete yapılan teslimlere ilişkin davacı kayıtları ile bu şirketin kayıtları ve kantar kayıtları arasında fark görüldüğü,
mülkiyeti kendisine ait olan pirinç talaşları ile müşterilerinden fason üretim amacıyla aldığı pirinç talaşlarının depolarda birbirine karıştığı, söz konusu talaşların pirinç mamul imalatçılarına gönderimi esnasında hangi talaşın hangi müşteriye ait olduğunun takibinin yapılamadığı, yine fason ürettirildiği ifade edilen pirinç mamullerin de hangi imalatçı tarafından üretildiğinin tespit edilemediği,
davacının yaptığı bu işin fason imalatına yönelik Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğindeki şartları taşımadığından fason imalatı olarak değil mal teslimi olarak kabul edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de davacının fason imalat yaptırdığı diğer firmalar nezdinde hiçbir karşıt inceleme gerçekleştirilmediği, faaliyet gösterdiği sektörde fason imalat işinin nasıl yapıldığı hususunda sanayi odasından ve ilgili meslek kuruluşlarından bilgi ve görüş istenilmediği, banka hesap hareketlerinin incelenmediği,
tekstil ve konfeksiyon işleri için öngörülen yasal düzenlemenin hurdalardan pirinç çubuk üretiminde de emsal kabul edilerek fason üretimde bulunulmadığı, bu üretimden komisyon geliri elde edilip edilmediğine ilişkin şartların tartışılmadığı anlaşıldığından eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı adına yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Yapılan işin fason imalatı olduğu, bunun mal teslimi nitelinde değerlendirilmemesi gerektiği, yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4938, K. 2024/5865, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama