KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4985 E., 2024/2061 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/4985
- Karar No
- 2024/2061
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmının sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle söz konusu faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2017 yılının Kasım dönemi için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında 11/04/2019 tarihinde sahte belge kullanma yönünden inceleme başlatıldığı ve sahte belge düzenleme düzenleme fiili yönünden 23/07/2019 tarihinde rapor tanzim edildiği, dava konusu ihbarname düzenlenmeden önce 02/09/2019 tarihinde davacı tarafından 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında matrah artırım talebinde bulunulduğu,
hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle başlatılan bir vergi incelemesi olmasaydı davacının 31/08/2019 tarihine kadar 7143 sayılı Kanun'dan yararlanabileceği, inceleme sonucunda düzenlenen raporda sahte belge düzenleme fiili yönünden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı ve bir aylık süre içerisinde matrah artırımında bulunabileceği hususunun davacıya tebliğ edilmesi gerektiği, bu sürenin kullanılmaması halinde inceleme ve tarhiyat yapılabileceği, bu hususlar bildirilmeden ve bir aylık süre sona ermeden önce inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı,
sahte belge düzenleme nedeniyle yapılan incelemeden ise davacının ... tarih ve ... sayılı yazı ile haberdar olduğu, bu tarihten sonra davacı tarafından 2017 yılı için 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılan matrah ve vergi artırımı geçerli olduğundan dava konusu dönem için yapılan cezalı tarhiyatta ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporu ile kanunda belirtilen tutarın üzerindeki tahsilat ve ödemelerin banka, özel finans kurumları veya PTT aracılığıyla ödenmediğinin belirlendiği,
raporda sözkonusu genel tebliğ hükümlerine aykırı hareket edildiğinin tespit edildiği ve dava dilekçesinde de farklı yönde bir iddianın bulunmaması karşısında bu fiilinin karşılığı olarak davacı adına mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlık konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/4985, K. 2024/2061, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama