KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5479 E., 2024/5178 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/5479
- Karar No
- 2024/5178
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2014 yılının Kasım ve Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nün 21/06/2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen ve davacıya ait olduğu iddia edilen üç adet el defterinin incelenmesinden, davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edildiği, davacı tarafından söz konusu defterlerin çalındığı, defterlerde kendisine ait olmayan kayıtların da bulunduğu ve bu kayıtların sonradan ilave edildiği, defterlerde sipariş alındığı halde temin edilememesi nedeniyle satışı yapılmayan emtia bilgilerinin de bulunduğunun beyan edildiği,
davalı idarece, el defterlerinde kaydı bulunan şirketler nezdinde karşıt inceleme yapılmadığı, el defterlerinin, el koyma ve muhafaza altına alma hususlarında yetkili kılınan kimselerce usulüne uygun olarak ele geçirilmiş olması halinde delil teşkil etmesi mümkün iken davacı tarafından gerek vergi incelemesi aşamasında gerek dava dilekçesinde rızası ve haberi olmaksızın el defterlerinin elinden çıkmış olduğunun açıkça belirtilmiş olmasına ve el defterlerinin ne suretle ele geçirildiğinin idareden sorulmasına rağmen sadece Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nün 21/06/2019 tarihli yazısı ekinde müfettişliğe intikal ettirildiğinin
beyan edilmiş olmasıyla yetinildiği ve mezkur defterlerin idarece usulüne uygun ele geçirildiğinin açıkça ortaya konulmadığı dolayısıyla hukuka uygun şekilde ele geçirildiği ortaya konmayan el defterlerine istinaden yapılan inceleme neticesinde bulunan matrah farkına dayalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uyuşmazlık konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü'nün 21/06/2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen ve davacıya ait olduğu iddia edilen üç adet el defterinin incelenmesinden, davacının bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edildiği, davacı tarafından söz konusu defterlerin çalındığı iddia edilmiş ise de bu durumun adli makamlara intikal ettirilmediği ve söz konusu defterin davacıya ait olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği olayda el defterleri incelenerek bulunan matrah farkına istinaden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/5479, K. 2024/5178, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama