KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5863 E., 2024/3843 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Esas No
- 2023/5863
- Karar No
- 2024/3843
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/ ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının banka hesabına, ortağı olduğu Tasfiye Halinde ... Alüminyum Profil ve Metal Ürünleri Pazarlama İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2004 ila 2006 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının ortağı olduğu Tasfiye Halinde ...Alüminyum Profil ve Metal Ürünleri Pazarlama İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin keşinleşmiş vergi borçlarını vadesi geçtiği halde ödemediğinden bahisle uygulanan haczin dayanağı şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen 20/12/2016 tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin 23/12/2016 tarihinde tebligata çıkarıldığı ve muhatabın taşındığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun olay tarihindeki haliyle 102. maddesinde sayılanların imzası alınmaksızın yalnızca dağıtıcı imzasıyla tebligatın iade edilmesi sebebiyle bu tebligatın usule uygun düşmediği,
sonrasında ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirleri tekrardan, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ise ilk defa olmak üzere 06/09/2019 tarihinde tebligata çıkarıldığı, tebliğ alındısında "213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101, 102, 103 ve 157'nci maddelerinde belirtilen adrese 2. defa gidilmiş olup tebliğ yapılacak olanların adreste bulunmaması, adresin kapalı olması sebebiyle tebligat pusulası kapıya yapıştırılmış ve evrak gönderen merciye iade edilmiştir." şerhi düşüldüğü ve aynı tarihte tebligat pusulası düzenlenerek tebligatın iade edildiği,
28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası yapılmaya çalışılan tebligata ilişkin olarak tebliğ mazbatasında değinilen tebligatın ikinci tebligat olduğu belirtilmişse de söz konusu tebligat öncesinde Kanundaki değişikliğe uygun olarak yapılmış başka bir tebligata ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından yapılan tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla ortada usulüne uygun biçimde kesinleşerek haciz aşamasına gelinmiş bir kamu alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının banka hesabına uygulanan haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği, ödeme emirlerine konu vergi borçlarının ödenmemesi sebebiyle davacının banka hesabına haciz uygulandığı, yapılan işlemlerin yasal olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/5863, K. 2024/3843, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama