KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6183 E., 2024/2074 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/6183
- Karar No
- 2024/2074
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av....
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacının taşınmazına, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ... Taahhüt Turizm Hizmet Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği ancak ilanen tebligat öncesinde posta yoluyla tebliğ yapılamadığına ilişkin evrakın dosyaya sunulmadığı dolayısıyla ilanen tebliğin usulüne uygun olduğundan ve haczi kabil hale gelen kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından, dava konusu haczin dayanağı ödeme emirleri içeriği kamu alacağını, davanın açıldığı 24/05/2021 tarihinden sonra dava devam ederken 29/07/2021 tarihinde 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca yapılandırıldığı, söz konusu yapılandırma sonucu şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukukî durum ortaya çıkmış olduğundan dolayısıyla dava konusu haczin, dayanağı borçların yapılandırılarak tecil edilmesiyle birlikte kaldırılması gerektiğinden, hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle taşınmazına uygulanan haciz kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Amme alacağının öncelikle asıl amme borçlusu şirketten tahsili yoluna gidilmişse de sonuç alınamaması üzerine davacı hakkında takibata geçilerek mal varlığı üzerine dava konusu haczin uygulandığı, idarece gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı adına, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu ... Taahhüt Turizm Hizmet Limited Şirketinden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen kabul kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzelkişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, kanuni temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.
Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzelkişiliğin varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulmasından sonra kanuni temsilci olarak sorumlu tutulacağı dönemler dikkate alınarak takibi yoluna gidilmesi gerekmektedir.
Yeniden yapılandırma yasaları olarak da nitelendirilen kimi özel yasalar kapsamında yükümlülere, vergi borcunun, miktarı ve vadesi değiştirilip yeni bir ödeme planına bağlanarak, ödenmesi konusunda kimi koşullarla kolaylıklar sağlanmaktadır. Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi yasa gereğidir.
Amme alacağının özel yasalara göre ödenmek üzere başvuruda bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması, zamanaşımına olan etkisi dışında, asıl borçluya ait amme borcunun ödenmemesi halinde kanuni temsilcinin sorumluluğunu düzenleyen kurallar gereğince, borcun takibinde gelinen aşamayı değiştirmez.
7326 sayılı Kanun kapsamında borcun ödenmesi amacıyla asıl borçlunun başvuruda bulunmuş olmasının, başvuru tarihinden önce amme alacağının tahsili için ilgili yasalara göre başlatılan/yapılan takip işlemlerini durdurmakla birlikte yapılandırma koşullarına uyulmaması ve kanundan yararlanma hakkının kaybedilmesi önceki takip işlemlerini geçersiz hale getirmeyeceği, takibin yeniden başlatılmasını gerektirmeyeceği gibi anlık kesinleşmiş olan amme alacaklarının yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden hem asıl borçlu şirket hem kanuni temsilci ve ortakları için devam ettirilmesi 6183 sayılı Kanun gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde sorumluluğunun 213 sayılı Kanun kapsamında incelenerek bir karar verilmek üzere temyize konu edilen kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6183, K. 2024/2074, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama