KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6247 E., 2024/1821 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/6247
- Karar No
- 2024/1821
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Seyahat Taşımacılık Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, ortaklarına faiz tahakkuk ettirmeksizin nakit para kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunması nedeniyle adına 2018 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2018 hesap döneminde “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabının bakiyesinin 2018 yılının Ocak döneminde 18.346.858,12 TL olduğu ve söz konusu bakiye için adat faizi tahakkuk ettirilmeyerek örtülü kazanç dağıtıldığı,
ortağa bedelsiz olarak kullandırılan finansman nedeniyle katma değer vergisi hariç 2.471.225,90 TL tutarındaki faiz gelirinin kayıt ve beyan dışı bırakıldığının belirtildiği ancak dosyada mevcut 26/05/2011 onay tarihli "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı"na ilişkin bildirimin incelenmesinden "131-Ortaklardan Alacaklar" hesabına ilişkin olarak 18.437.948,12 TL beyan edildiğinin görüldüğü,
bu durumda 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 11. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre beyan edilerek düzeltilmesine rağmen görünen söz konusu hesap bakiyesinin kayıtlardan silinmesi gerekirken silinmemesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden 2018 yılının muhtelif tarihlerinde “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabında yer alan borç bakiyeleri için ticari bir faaliyet neticesinde oluşmayan nakdin ortaklarına kullandırmasının mutat bir durum olmadığı sonucuna varıldığı, ticari faaliyetinin amacının ticari kar kazanç elde etmek olduğuna göre elde edilecek kazançtan vazgeçmenin de ticari icaplara uygun düşmeyeceği, ortaklara verilen borç verme hizmetinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu çerçevesinde vergilendirilmesinde herhangi bir engel bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
26/05/2011 tarihinde 6111 sayılı Kanun kapsamında "Kayıtlarda Yer Aldığı Halde İşletmede Mevcut Olmayan Kasa Mevcudu ve Ortaklardan Alacakların Beyanı"na dair “131-Ortaklardan Alacaklar” hesabına ilişkin olarak 18.437.948,12 TL tutarındaki bakiyenin düzeltildiği, vergi inceleme elemanı tarafından bu husus değerlendirilmeksizin düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca düzeltmesinin yapıldığı hesap esas alınarak cezalı vergi salınmasının hukuki güvenlik ilkesi ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, kaldı ki ortaklara herhangi bir nakit para kullandırılmadığı halde olmayan bir şey için fatura düzenlenmesinin beklenemeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6247, K. 2024/1821, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama