KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/6806 E., 2024/5749 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2024
- Esas No
- 2023/6806
- Karar No
- 2024/5749
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2014, 2015 ve 2018 ila 2020 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emirleri düzenlenmeden önce kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı 1 adet araç ve 3 adet gayrimenkul bulunduğu ve bunlara haciz uygulandığının görüldüğü; olayda, üzerinde hacizler olsa da mal varlığının borcun ne kadarlık kısmını karşılayabileceği yönünde araştırma sona erdirilmeden kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilemeyeceği; dolayısıyla, şirket hakkında cebri tahsil yolları tüketilmeden ve alacağın asıl borçludan tahsil imkanı kalmadığı saptanmadan kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Davacı adına, ... Dış Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2014, 2015 ve 2018 ila 2020 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanunun 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir.
Asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı 1 araç ve 3 adet gayrimenkul bulunduğunun tespit edildiği ve davalı idarece bunlara haciz konulduğu, davalı idare tarafından sunulan servis notunda ilgili menkul ve gayrimenkullerde haciz sıralarının çok gerilerde olması nedeniyle vergi borcunun karşılanamayacağı kanaati hasıl olduğu belirtilmiş fakat takyidat sırasını gösteren listenin dosyaya sunulmadığı, söz konusu belgenin Mahkemece ara kararla davalı idareden istenmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, kamu alacağının şirketten tahsil olanağının bulunmadığı hususunun somut olarak ortaya konulup konulmadığının tespiti açısından söz konusu belgenin re'sen araştırma ilkesi gereği ara kararla dosyaya temin ettirildikten sonra karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/6806, K. 2024/5749, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama