KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/7044 E., 2025/2406 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
- Esas No
- 2023/7044
- Karar No
- 2025/2406
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 2017 ve 2018 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mükellefiyetleri kendi talepleriyle veya idare tarafından re'sen terkin ettirilen tüzel kişilerin, sicil kayıtlarının silindiği tarihe kadar Gelir İdaresi Başkanlığı sistemini kontrol etmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği ve böyle bir yaklaşımın mükelleflere aşırı külfet getireceği dolayısıyla bir kişiye elektronik ortamda tebliğ yapılabilmesi için öncelikle mükellefiyetinin bulunması gerektiği,
uyuşmazlıkta ise davacı şirketin mükellefiyetinin idarece re'sen terk ettirildiği ve ödeme emri içeriği vergi ve cezaların 02/03/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiğinin anlaşıldığı ancak söz konusu vergi ve cezaların tebliğ edildiği tarihte davacı şirketin mükellefiyetinin mevcut olduğu hususu davalı idare tarafından ortaya konulamadığından usulüne uygun biçimde kesinleşerek ödeme emriyle takip edilebilir aşamaya gelmiş kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mükellefiyeti re'sen terk ettirilen kişilere elektronik ortamda tebligat yapılamayacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, tarhiyat aşamasında ileri sürülebilecek iddiaların ödeme emri aşamasında değerlendirilemeyeceği, düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirket adına, 2017 ve 2018 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, dava dosyasına sunulan ve davacı şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarında, 30/10/2018 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiğinin belirtildiği, ödeme emri içeriği vergi ve cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ise 03/03/2020 tarihinde davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya,
tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanlardan,
tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halinde bu tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Tüzel kişilerin, ticaret sicil kaydının silindiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlar dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceği açık olup bu durumda,
davacıya usulüne uygun biçimde 03/03/2020 tarihinde tebliğ edilen dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların dava açılmaksızın kesinleştiği dolayısıyla söz konusu alacağın tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/7044, K. 2025/2406, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama