KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8519 E., 2024/1684 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas No
- 2023/8519
- Karar No
- 2024/1684
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2016 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının faturalarını kayıtlarına aldığı ... Çelik Yapı Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat ve Dış Ticaret Limited Şirketi,. Çelik Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi,. Nakliyat İnşaat Ticaret Limited Şirketi,. Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,. Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi,. Müdendislik Ticaret Limited Şirketi,.
Makine İmalat İnşaat Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketi,. Limited Şirketi,. Çelik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile.
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarındaki yer alan saptamalar, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiğinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusu değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un yayımlandığı tarihte vergi artırım talebinde bulunan ancak bu talebi hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediğinden bahisle incelemesine devam edildiğinden bahisle reddedilen davacı hakkında gerçekleştirilen inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının sahte belge düzenlediğinin tespit edilemediğinin belirtilmesi sonrasında tanınan bir aylık yasal süre içerisinde vergi artırımında bulunduğu ve süresi içerisinde de tahakkuk eden vergileri ödediği anlaşılan davacı hakkında
ihtilaf konusu döneme ilişkin olarak sahte belge kullanma yönünden de tarhiyat yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra cezalı vergi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
… tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun sonuç bölümünde davacının sahte belge düzenleyicisi olduğu yönünde kanaate varılamadığı tespiti yapılmış ise de hakkında başlanılan vergi incelemesinin vergi artırımına engel olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmadan faydalanan mükellefler hakkında tarhiyat yapılamayacağının hüküm altına alınmasına rağmen salınan cezalı vergide hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/8519, K. 2024/1684, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama