KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/904 E., 2024/2087 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2024
- Esas No
- 2023/904
- Karar No
- 2024/2087
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Klima Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekilleri
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin ihracat nedeniyle elde ettiği yurt dışı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verdiği 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin götürü gider tutarına isabet eden 596.175,70-TL'lik kısmının kaldırılması ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere, hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatı gerekmediğinden,
davacı şirketin, kurum kazancının tespitinde 2020 yılında yaptığı ihracatlardan elde ettiği hasılatın binde beşini götürü gider olarak indirime konu etmesinde herhangi bir yasal engel olmadığı dolayısıyla ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden verginin götürü gider indirimi tutarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği,
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haksız ve yersiz tahsil edilen verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle kurumlar vergisinin davaya konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
193 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca götürü gider hesaplanması için öncelikle harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalma meydana gelmiş olması ve gider hesaplarında izlenerek kar zarar hesabına aktarılması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
193 sayılı Kanun'un 40. maddesi'nin 1. fıkrası uyarınca ihracatla ilgili döviz olarak elde edilen hasılatın binde 5'ini aşmamak kaydıyla yurtdışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere götürü olarak hesaplanan giderin indirilebileceği, anılan hükümdeki götürü gider avantajından yararlanabilmek için belgelenemeyen harcamaların yasal kayıtlara kaydedilme zorunluluğu olmamasına rağmen 194 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile böyle bir zorunluluk getirildiği, vergilerin yasallığı ilkesi gereği yasa ile düzenlenmeyen hususta vergi alınamayacağı gibi ilave düzenlemeler ile mevcut vergi yükünün artırılamayacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/904, K. 2024/2087, 17 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama