KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9062 E., 2024/1350 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- Esas No
- 2023/9062
- Karar No
- 2024/1350
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptığı yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2015 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2015 yılının Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, ... ve ... isimli şahıslarla birlikte sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği hususunun ...
Gaz Akaryakıt Dağıtım ve Petrol Ürünleri Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla tespit edildiği ve bu şahıslar arasında eşit hisseli adi ortaklık tesis edilerek dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda söz konusu vergi tekniği raporu ile davacı hakkındaki görüş ve öneri raporunda yer alan saptamaların, düzenlenen faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığını göstermeyeceği gibi serbest muhasebecilik ve mali müşavirlik faaliyeti yürüten meslek mensubu olan davacının,
organize hareket ederek adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenlediğini ortaya koymaya yeterli olmadığından varsayıma dayalı olarak düzenlenen raporlar uyarınca yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
... Gaz Akaryakıt Dağıtım ve Petrol Ürünleri Anonim Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerle, düzenlenen belgelerin sahte olduğunun somut olarak ortaya konulduğu, sahte belge düzenleme organizasyonu nedeniyle incelemeye sevk edilen mükelleflerin büyük çoğunluğunun muhasebecilik hizmetinin davacının kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Limited Şirketi tarafından verildiği, sözü edilen şirketin iş yeri adresinde yapılan aramada boş ve dolu irsaliyeli fatura ve kaşe ele geçirildiği, davacının sahte belge düzenleme organizasyonunda mükellefleri yönlendirdiği ve ticari icaplara uymayan çok yüksek tutarda fatura düzenlenilmesine iştirâk ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Herhangi bir somut tespit içermeyen ve varsayıma dayalı raporlara istinaden vergi ziyaından sorumlu tutulamayacağı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341 ve 344. maddelerinde yer alan şartların dava konusu olayda gerçekleşmediği, dava konusu cezalı verginin mükerrer olduğu, ... Limited Şirketi'nin gerçek sahibinin ... olduğu, fiilen işlerin adı geçen kişi tarafından yürütüldüğünün itiraf edildiği, iddia edilen eylemlerin gerçek suçlusu vergi dairesince bilinmesine rağmen cezaya muhatap kılınmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/9062, K. 2024/1350, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama