KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/908 E., 2023/2413 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire 2-(DAVACI) ...
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2023
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2023/2413
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının, ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve tek düzen hesap planına uymadığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için adına re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. ve 6. bentleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının ödünç para verdiği tarihte faiz geliri elde edilmiş olacağı, 13/12/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu uyarınca ikrazatçılık faaliyetlerinin durdurulduğu tarihten sonra tahsil edilen tutarlar için bir ticari kazançtan bahsedilemeyeceği, vadesinde tahsil edemediği alacakları için 2014 yılında icra müdürlükleri aracılığıyla tahsil edilen temerrüt faizi dışındaki alacak faizi tutarının gelir vergisi matrahına eklenmesi gerektiğinden bahisle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İkrazatçılık faaliyetinde bulunan davacının ödünç sözleşmeleri uyarınca verdiği paraların tahsili amacıyla başlattığı icra takibi sonucu tahsil ettiği tutarların bir kısmının ana para, bir kısmının temerrüt faizi,
bir kısmının da ödünç sözleşmesinin ikinci maddesinde yer alan "Müşteri geri ödeme tablosunda belirtilen ödemelerin vadesinde yapılmaması halinde uygulanmakta olan en yüksek faiz oranına göre bileşik faiz hesaplandıktan sonra bu miktara %35 daha ilave edilmesini peşinen kabul eder." hükmü gereğince tahsil edilen faizin sözleşmenin yerine getirilmemesi halinde uygulanacak bir cezai şarttan kaynaklandığı ve elde edilen gelirin ticari kazanç kapsamında olduğu,
davacının icra dosyalarına ödenen harç ve masrafların kazancın hesaplanmasında dikkate alınmadığı ve matrahın hukuka uygun olmadığına dair iddialarına ilişkin olarak Dairelerince verilen ara kararlara davacı tarafça cevap verilmediği ve bilgi belge sunulmadığı, dolayısıyla iddiasını ispatlayamayan davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı,
somut bir tespit bulunmaksızın 213 sayılı Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, tek düzen hesap planı ve muhasebe uygulamalarına uyulmadığı açık olduğundan aynı Kanun'un 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 213 sayılı Kanunu'nun 353. maddesinin 6. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden dava reddedilmiş,
aynı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, 13/12/2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu uyarınca ikrazatçılık faaliyetlerinin durdurulduğu tarihten sonra tahsil edilen tutarlar için bir ticari kazançtan bahsedilemeyeceği, vadesinde tahsil edemediği alacakları için 2013 yılında icra müdürlükleri aracılığıyla tahsil edilen temerrüt faizi dışındaki alacak faizi tutarının gelir vergisi matrahına eklenmesi gerektiğinden bahisle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendinde, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bentte yazılı miktardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesileceği öngörülmüştür.
Olayda, ikrazatçılık faaliyetinde bulunan davacının ödünç sözleşmeleri uyarınca verdiği paraların tahsili amacıyla başlattığı icra takibi sonucu tahsil ettiği tutarların, müşteri ile yapılan işlemin tarihi, konusu ve miktarının kolaylıkla saptanmasına olanak sağlamaktadır. Davacı hakkında kayıt dışı bırakıldığı tespit edilen hasılata ilişkin olarak belge düzenlemediği anlaşılmakla, tespit edilen fark matrah üzerinden %10 oranında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediğinden Vergi Dava Dairesi kararının 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 3. Daire, E. 2023/908, K. 2023/2413, 6 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama