KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/1461 E., 2024/4848 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/1461
- Karar No
- 2024/4848
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Yapı ve Makine Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacının mahsuben iade talebinden vazgeçtiği borçlarının 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7326 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan 1 Seri No'lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7326 sayılı Kanun Genel Tebliğin "Diğer Hususlar" başlıklı bölümünün 5. fıkrasında, yasal düzenlemeden yararlanmak için belirlenen başvuru süresi içinde mahsuben iade talebinden vazgeçildiğine dair Ek:2/F dilekçesi ile idareye bildirim yapılması gerektiği hususunun düzenlendiği, davacı tarafından, mahsuben iade talebinden vazgeçildiğine dair dilekçenin son başvuru tarihi olan 30/09/2021 tarihinden sonra 22/12/2021 tarihinde verildiği dikkate alındığında, yapılandırma için öngörülen şartların yerine getirilmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kişilerin bazı haklarının kısıtlanmasını veya bir haktan yararlandırılmasının belirli koşullarda sınırlandırılmasını öngören düzenlemelerin Anayasanın belirlediği sınırlar dahilinde ancak kanunla yapılabileceği, sınırlama getiren düzenlemelerin Tebliğlerle yapılmasının hukuk devleti ilkesinin normlar hiyerarşisi prensibine ve Anayasanın 73. maddesinde yer alan verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle de böyle bir düzenlemenin tebliğ ile yapılmasının hakkın özüne dokunacağı sonucuna ulaşıldığı,
aksinin kabulü, Yasama organınca getirilen bir kanuni düzenlemenin, Maliye Bakanlığı'nca değiştirilmesi dolayısıyla da kanunda öngörülmeyen bir sınırlamanın Tebliğ ve daha alt düzeydeki idari işlemle getirilmesi sonucunu doğurabileceğinden, kuvvetler ayrılığına ters düşeceği gibi fonksiyon gaspına da yol açabileceği,
bu nedenle davacı tarafından 7326 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde davalı idareye başvurularak borçlarının yapılandırılması istendiği halde sözü edilen Kanunda Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan yetkinin sınırları aşılarak düzenlenen ve anılan Kanun'da öngörülmeyen bir sınırlandırma getiren Tebliğe istinaden mahsup talebinden vazgeçildiğine dair dilekçenin süresinde verilmediğinden bahisle reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunu kabul ederek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu işlem iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından mahsuben iade talebinden vazgeçildiğine dair dilekçenin 7326 sayılı Kanun Genel Tebliğinde belirtilen Kanundan yararlanmak için son başvuru tarihi olan 30/09/2021 tarihinden sonra 22/12/2021 tarihinde verildiği dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/1461, K. 2024/4848, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama