KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3260 E., 2025/430 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Esas No
- 2024/3260
- Karar No
- 2025/430
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından adres değişikliği sebebiyle talep edilen mükellefiyet tesisinin, İflas Halinde ... Lpg Petrol Ürünleri dağıtım Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ...'ün tüm vergi borçlarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 153/A maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca ödenmesi ve 3.208.691, 00 TL teminat gösterilmesi durumunda yerine getirilebileceğini duyuran ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Lpg Petrol Ürünleri Dağıtım Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin sahte fatura düzenlediği ve davacı şirketin bir dönem yönetim kurulu başkanı olan ...'ün bu eyleme iştirak ettiğinin tespit edildiği, bu sırada Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olan davacı şirketin adres değişikliği sebebiyle Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil sebebiyle mükellefiyet tescili talebinde bulunması üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği olayda, ... adına sahte fatura düzenleme fiiline iştiraki sebebiyle kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davanın, ...
Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve istinaf aşamasında kesinleştiği, ...'ün sahte belge düzenleme fiilinin işlenmesinde bilfiil bulunduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile ortaya konulduğu ve davacı şirketin nakil sebebiyle mükellefiyet tesisi için başvurulduğunda yönetim kurulu başkanı olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte,
213 sayılı Yasanın 153/A maddesinde sayılan kişilerin ilk defa mükellefiyet tesis etmek istemesi veya daha önce terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesis edilmesini istemesi halinde sahte belge düzenleyenlerin borcunun ödenmesi ve teminat alınmasına ilişkin şart getirilmişse de nakil sebebiyle tescilde bu yönde bir şart bulunmadığı,
dava konusu olayda da davacı şirketin talebinin ilk defa mükellefiyet tesis edilmesi veya daha önce terkin edilen mükellefiyetin yeniden tesis edilmesine ilişkin değil adres değişikliği yapıldığından nakil sebebiyle tescile ilişkin olduğu dikkate alındığında sahte belge düzenleyenlerin borcunun ödenmesi ve teminat alınmasına ilişkin şart konulamayacağı sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemin yasal dayanağının bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/3260, K. 2025/430, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama