KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/456 E., 2024/2008 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas No
- 2024/456
- Karar No
- 2024/2008
- Temyiz edenler
- 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
1.471 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
2-(DAVACI) … Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunun done alındığı takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkındaki vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 193 sayılı Kanun'un 120. maddesinin 4. fıkrasında, kanun koyucu tarafından mahsup dönemi geçmiş geçici vergilerin re'sen tarh edilmemesinin değil, tarh edilerek tahakkukunun sağlanması devamında tahakkuktan terkin edilmesinin emredildiği, mahsup dönemi geçmiş geçici vergiye ilişkin gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının tahakkuk ve tahsilinin sağlanabilmesi için geçici verginin tarh edilerek tahakkukunun sağlanmasının gerektiği, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin kaldırılmasının hukuka aykırılık arz ettiği belirtilerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, tekstil ürünleri imalatı ve toptan ticaret işiyle iştigal etmek suretiyle ticari hayatlarına devam ettikleri, vergisel ödev ve yükümlülüklerin zamanında ve usule uygun yerine getirildiği, muhtelif tarihlerde yapılan yoklamalarda depo alanlarının ve sigortalı çalışanlarının bulunduğunun saptandığı, ihtilaf konusu dönemde en çok mal satışı yaptıkları.
Lojistik Hizmetleri ve Pazarlama Limited Şirketi nezdinde gerçekleştirilen karşıt incelemede alış ve satış işlemlerinin gerçekliğinin doğrulandığı, vergi inceleme elemanı tarafından anılan şirket ile yapılan alışverişe yönelik nakliyenin gerçekleştirildiği araçların plakalarından hareketle yol güzergâhlarının Karayolu Genel Müdürlüğü’ne sorulduğu, belirtilen tarih ve güzergâhlarda taşıma hizmeti sunulduğunun anlaşıldığı, ödemelerin banka yoluyla veya çek vasıtasıyla yapıldığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, davacı hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda yer alan saptamalardan, gerçek bir emtia teslimine dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği hususunun somut şekilde ortaya konulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı şirketin, 2016 yılı işlemlerinin 29/11/2018, 22/09/2020 ve 14/06/2021 tarihli iş emirlerine istinaden incelenmeye başlandığı, 18/06/2021 tarihinde vergi tekniği raporunun düzenlendiği, 05/07/2021 tarihinde takdire sevk edildiği, 02/03/2022 tarihli takdir komisyonu kararıyla takdir edilen matrah üzerinden yapılan dava konusu tarhiyata ilişkin tanzim edilen ihbarnamelerin 31/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhiyat, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır.
Kanun'un 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak, takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonunun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise 72. maddenin 1. fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanun'da yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
213 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrah, takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceğinden, bu durumdaki bir mükellefin vergi incelemesine başlanılmadan önce takdire sevk edilmesine ve düzenlenen raporların takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakla birlikte inceleme başladıktan sonra takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurduğundan bahsedilemez.
Bu durumda, davacının 2016 yılı işlemlerinin incelemeye başlanmasından sonra, takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmadığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tebliğ edilen ihbarname içeriği cezalı verginin zamanaşımına uğradığı görüldüğünden davanın yazılı gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararının ilgili hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerekmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/456, K. 2024/2008, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama