KÜNYE
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/767 E., 2024/7604 K.·T.C. Danıştay Üçüncü Daire
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas No
- 2024/767
- Karar No
- 2024/7604
- Temyiz eden (davacı)
- ... Şubesi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, finansman gider kısıtlaması kapsamında ihtirazi kayıtla verilen 01/04/2021-31/03/2022 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali ve ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Finansman gider kısıtlaması uygulamasının, 03/02/2021 tarih ve 3490 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce ve 01/01/2013 tarihinden itibaren kullanılan finansman giderlerine uygulanmasının, mükelleflerin öngörmediği bir vergi yüküyle karşılaşması sonucunu doğuracağı, bu durumun hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırı düştüğü, yabancı kaynak kavramının, kanun hükmü ve gerekçesi doğrultusunda finansman teminine yönelik borçlarla sınırlandırılması gerektiği anlaşıldığından,
finansman gideri oluşturmayan ve herhangi bir faiz, kur farkı, vade farkı gibi finansman giderine yol açmayan hesapların, tebliğe istinaden finansman gider kısıtlaması tutarının hesabında yabancı kaynak hesaplamasına dahil edilmesinde de hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmı iptal edilmiş, fazladan tahakkuk ettiği sonucuna varılan 5.363.226,38-TL tutarındaki verginin tahsil tarihten itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) işaretli bendi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere %10'luk kısmın kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda, 2021 yılı vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve bu vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği,
bu doğrultuda hazırlanan tebliğ hükümleri ile anılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği, olayda, Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığı, 2021 yılında getirilen düzenlemeye kadar kesinleşen ve katlanılan finansman giderlerinin indirim konusu yapılabildiği,
bu hususun tebliğde de açıkça belirtildiği ancak vergilendirme dönemi sona ermeden Cumhurbaşkanı Kararı ile gider kısıtlamasına ilişkin belirlenen oranın 2021 yılı ve devamında uygulanmak üzere yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, Kanunda belirtilen ve 2021 vergilendirme döneminde kesinleşen finansman giderlerinin %10'unun, kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağı sonucuna ulaşıldığından, ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine gerçekleştirilen tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce kullanılan kredilerin finansman gider kısıtlaması kapsamına dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık oluşturduğu, eksik değerlendirme yapılarak karar verildiği, bazı bilanço kalemlerinin, kanunun lafzı ve amacına aykırı olacak biçimde tebliğde yabancı kaynak olarak sayıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFINSAVUNMASI
Yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2024/767, K. 2024/7604, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama