İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.1997/5017 K.1998/2378

Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Anonim Şirketinin 1988 yılı cezalı kurumlar vergisi borcunun tahsili amacıyla Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. … Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı…

Esas1997/5017Karar1998/2378Tarih2 Haziran 1998Okuma5 dk · 927 kelime

KÜNYE

4. Daire 1997/5017 E., 1998/2378 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
2 Haziran 1998
Esas No
1997/5017
Karar No
1998/2378
Temyiz Eden
…
Vekili
…
Karşı Taraf
Beyoğlu Vergi Dairesi Başkanlığı/İSTANBUL
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

927 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Davacının kanuni temsilcisi olduğu … Anonim Şirketinin 1988 yılı cezalı kurumlar vergisi borcunun tahsili amacıyla Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. … Vergi Mahkemesi … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi olduğu anonim şirket adına yapılan cezalı tarhiyatın yargı kararıyla kesinleştiği, şirkete ödeme emri tebliğine rağmen ödenmediği ve şirketin hiçbir malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle sözkonusu borcun kanuni temsilci olan davacıdan takibinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, söz konusu borcun ödenmemesinde kasıt veya ihmalinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Savcısı …'in Düşüncesi : Davacı anonim şirketinin 1988 yılına ait ödenmemiş vergi borçları için, yönetim kurulu başkanı olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesi işlemine karşı dava açılmıştır.

Uyuşmazlık konusu vergi borcunun doğduğu dönemde yürürlükte olan 213 sayılı VUK'nun 10 uncu maddesinde, tüzel kişilerin vergi yükümlülüğü ile ilgili görevlerinin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bunların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlulularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu ve tüzel kişiliği temsil yetkisi bulunup, tüzel kişilik adına işlem yapmaya yetkili ve bu konuda görevli bulunduğu tartışmasızdır. Şirket yöneticilerinin vergi borçlarının zamanında ödenmesi konusunda gerekli özen ve titizliği göstermeleri gerektiğinden bu görevin yerine getirilmemiş olmasının ilgililerin kişisel sorumluluğunu doğuracağı tabiidir.

Davacı şirketin vergi borcu yargı kararıyla da kesinleşmiş olup, bu borcun ödenmediği de açık olduğundan, şirket adına borcu ödemekle yükümlü olan kanuni temsilcinin bu olayda en azından ihmalinin bulunmadığından söz edilemez.

Kaldı ki, amme alacağının şirket mal varlığından tahsili için gerekli çabanın gösterildiği, haciz kararlarının şirketin hiçbir mal varlığının bulunmaması nedeniyle uygulanamadığı ve bu yolla alacağın tahsili imkanının da kalmadığı anlaşıldığından, şirket temsilcisi olan davacının bu borçlardan şahsi malvarlığı ile ve Türk Ticaret Kanununun öngördüğü sorumluluk sınırları içinde şirketteki hissesi nisbetinde sorumlu tutularak, adına ödeme emri düzenlenmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olup, temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

Tetkik Hakimi …'ın Düşüncesi : Davacı, kanuni temsilcisi olduğu … Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca adına düzenlenen ödeme emrine karşı açtığı davada sadece,ilgili dönemde yürürlükte olan madde metnine göre takip edilebilmesi için kasıt ve ikmalinin olması gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. Davacının kanuni temsilcisi olduğu dönemde kasten vergi ziyaına sebebiyet verilmesi nedeniyle kaçakçılık cezalı olarak yapılan tarhiyat, yargı incelemesinden geçerek kesinleşmiş olup, davacının kanuni temsilci olarak bu olayda kasıt veya ihmalinin bulunmadığından sözetmek mümkün değildir. Davacı, şirketin takibinin tamamlanmadığı veya borcu karşılayabilecek düzeyde bir malvarlığı olduğundan da bahsetmemektedir.

Bu nedenle, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesinde, tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği öngörülmüş olup, maddenin ikinci fıkrasının olay tarihinde yürürlükte olan metninde, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı belirtilmiştir.

Olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu … Anonim Şirketinin 1987 ve 1988 yılları işlemlerinin incelenmesi sonucu kaçakçılık cezalı olarak yapılan tarhiyatın mahkeme kararıyla kesinleşmesi nedeniyle, şirketin malvarlığından tahsilinin mümkün olmadığından bahisle, anılan maddeye göre davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir.

Şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için, borcun şirketten tahsilinin imkansız hale gelmesi gerekmektedir. Vergi Dairesince sadece İstanbul'da bulunan bazı bankalara, tapu müdürlüklerine ve belediyelere yazılan yazılar sonucu, şirketin malvarlığının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu şirketin adresi bilinmesine rağmen, şirket nezdinde malvarlığı bulunmadığı yolunda bir tespit yapılmadığı gibi, şirket adına haciz işlemi de tesis edilmemiştir.

Bu durumda, borçlu şirket hakkında yasal takip yolları tüketilmeden, kanuni temsilciye müracat edilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Bu nedenle, ... Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına 2.6.1998 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

AZLIKOYU

Uyuşmazlık, kanuni temsilcisi olduğu anonim şirketin vergi borçları nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca davacı adına yapılan takibe ilişkindir. Şirket borcunun kanuni temsilciden takip edilebilmesi için öncelikle, alacağın borçlu şirketten tahsilinin imkansız hale gelmesi gerekmektedir.

Olayda, borçlu şirket tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı herhangi bir ödemede bulunmadığı gibi, davalı İdarenin 8.11.1996 günlü ve … sayılı yazısından adresinde bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bulunduğu yerdeki banka şubeleri, tapu müdürlükleri ve belediyeler nezdinde yapılan araştırmalar sonucu hiçbir malvarlığının bulunmadığı da anlaşılmıştır.

Esasen, davacının da, borçlu şirketin halen faal olduğu, herhangi bir malvarlığı bulunduğu veya şirket hakkındaki takibin tamamlanmadığı yolunda bir iddiası yoktur.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20 nci maddesinde belirtilen re'sen araştırma ilkesinin, davacının ileri sürmediği dava ve temyiz sebeplerinin, temyiz aşamasında temyiz mercii tarafından bulunarak, kanuna ve usule uygun olarak verilen kararın bozulmasını sağlayacak şekilde kamu düzenine aykırı durumların haricinde re'sen dava sebebi yaratılarak kullanılması mümkün değildir.

Davacının, dava ve temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü tek dava sebebi, kasıt ve ihmalinin bulunmadığı hususudur. Olaya bu açıdan bakıldığında, ilgili dönemde kasten vergi ziyaına sebebiyet verdiği hususunu yargı kararıyla kesinleşmiş olan borçlu şirketin, temsil ve idaresinin kanuni temsilci olan davacı tarafından yapılmış olması nedeniyle, bu borçtan dolayı kastının olmadığından söz edilemez.

Dolayısıyla, ilgili dönemde kanuni temsilci olarak kasıt ve ihmali kesin olan davacının, borçlu şirketten tüm takip yolları tüketilerek tahsil imkanı kalmayan amme alacağı nedeniyle takibi yerinde olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara karşıyız.

Danıştay 4. Daire, E. 1997/5017, K. 1998/2378, 2 Haziran 1998 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Azlıkoyu

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
1997/5017
Karar No
1998/2378
Tarih
2 Haziran 1998

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.1997/5279 K.1998/2354
  • Danıştay 9. Daire E.1997/5536 K.1998/2060
  • Danıştay 6. Daire E.1997/5678 K.1998/2370
  • Danıştay 6. Daire E.1997/6094 K.1998/2786
  • Danıştay 4. Daire E.1997/6135 K.1998/1814
  • Danıştay 6. Daire E.1997/6255 K.1998/2345

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.