İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2005/1195 K.2005/2537

Beyana çağrı mektubu üzerine 2001 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını, ihtirazi kayıt koymaksızın beyan eden davacı, beyan ettiği matrah üzerinden tahakkuk eden gelir vergisi, fon payı, damga vergisi ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı…

Esas2005/1195Karar2005/2537Tarih22 Aralık 2005Okuma5 dk · 1.058 kelime

KÜNYE

4. Daire 2005/1195 E., 2005/2537 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
22 Aralık 2005
Esas No
2005/1195
Karar No
2005/2537
Temyiz Eden
…
Vekili
…
Karşı Taraf
Divriği Malmüdürlüğü/SİVAS
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.058 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

İstemin Özeti

Beyana çağrı mektubu üzerine 2001 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını, ihtirazi kayıt koymaksızın beyan eden davacı, beyan ettiği matrah üzerinden tahakkuk eden gelir vergisi, fon payı, damga vergisi ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açmıştır.. Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, bu Kanunun vergi hatalarına ait hükümlerinin mahfuz olduğunun açıklandığı, Maliye Bakanlığınca davalı İdareye gönderilen listeden davacının 26.7.2001 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine bonosundan 35.235.953.880 TL. menkul sermaye iradı elde ettiği belirtilerek davacıya beyana çağrı mektubu gönderildiği,

davacının da indirim oranını dikkate alarak kalan matrahı ihtirazi kayıt koymaksızın beyan ettiği, daha sonra söz konusu menkul sermaye iradının 26.7.2001-31.12.2002 tarihi arasında ihraç edilen Hazine bonosu faiz gelirine ilişkin bulunması nedeniyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 59 uncu maddesi uyarınca istisna kapsamında olduğundan sözedilerek yapılan tahakkuka karşı dava açıldığının anlaşıldığı, ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun anılan 378 inci maddesi uyarınca ihtirazi kayıt konulmaksızın beyan edilen matraha ve bu matrah üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açılamayacağının belirtildiği,

maddede vergi hatalarına ait hükümlerin mahfuz olduğuna değinilmesinin, düzeltme ve şikayet yolunun kendi usul ve kuralları içinde uygulanabileceğini belirtmek amacını içerdiği, vergilendirme hataları kapsamındaki işlemlerin dava yoluyla çözümleneceği yolunda bir düzenlemeye yer verilmediği, öte yandan elde edilen menkul sermaye iradının istisna kapsamında olduğu belirtilmesine karşın, bu iddianın ancak Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesi uyarınca düzeltme yoluyla ileri sürülebileceği, bunun içinde aynı Kanunun 122 nci maddesine göre düzeltme zamanaşımı süresi içinde vergi dairesine yazı ile başvurulması,

istemin reddi halinde de 124 üncü maddeye göre Maliye Bakanlığına şikayet yoluyla gidilmesi bu istemin de reddedilmesi üzerine vergi mahkemesine dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı, serbest iradesiyle beyanda bulunmadığını, elde edilen menkul sermaye iradının istisna kapsamında olduğunu, bu şekilde verilen beyannamesinin ancak pişmanlık hükümlerine göre verilmiş beyanname olarak kabulü gerektiğini, bu nedenle vergi ziyaı cezası kesilemeyeceğini, kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 369 uncu maddesi uyarınca kaldırılması gerekirken, aksi yönde verilen mahkeme kararının bu kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması, diğer hususlara ilişkin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, beyana çağrı mektubu üzerine 2001 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını beyan eden davacı tarafından beyan ettiği matrah üzerine tahakkuk eden gelir vergisi, fon payı, damga vergisi ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden … vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Beyana çağrı yazısı, salınmış vergi veya kesilmiş cezanın tebliğ niteliğinde olmadığı açıktır

Beyanname verme süresinden sonra mükellefin bu yazı üzerine verdiği beyanı sonucu yapılan tarhiyat ikmalen tarhiyattır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nu 378 maddesi uyarınca itiraza konu olmak gerekmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 377. maddesi uyarınca mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler tarh edilen vergilerle kesilen cezalara itiraz edebileceklerine nazaran, bu esasa göre salınan vergiler hakkındaki itirazların incelenmesi yapılarak karara bağlanması zorunludur.

Açıklanan nedenlerle temyiz olunan vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:

Beyana çağrı üzerine ihtirazi kayıt konulmaksızın beyan edilen menkul sermaye iradı üzerinden tahakkuk eden vergi, fon payı, gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Gelir vergisi, damga vergisi, fon payı ile gecikme faizine yönelik ileri sürülen iddialar Mahkeme kararının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.

Temyiz edilen kararın vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına gelince;

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun uyuşmazlık dönemindeki geçici 59 uncu maddesinde, 26.7.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasında ihraç edilen Devlet tahvilleri ile Hazine bonolarının faiz gelirleri ve elden çıkarılmasından sağlanan diğer kazançların toplamının 2001 yılında 50 milyar lirasının gelir vergisinden müstesna olduğu ifade edilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 369 uncu maddesinde, yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları halinde vergi cezası kesilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğünce davalı İdareye gönderilen faiz geliri elde edenlere ilişkin listede, davacının da 2001 yılında 26.7.2001 tarihinden önce ihraç edilen Devlet tahvili ve Hazine Bonosu faizi nedeniyle 35.235.953.880 TL. menkul sermaye iradı elde ettiğinin belirtilmesi üzerine davacıya beyana çağrı mektubu gönderildiği, davacının bu yazı nedeniyle ihtirazi kayıt koymaksızın gelir vergisi beyannamesini verdiği ve tahakkuk işlemi yapılarak ayrıca vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece verilen ara kararı üzerine. Bankası Anonim Şirketi. Şubesi tarafından gönderilen 27.4.2005 günlü ve 4308 sayılı yazı ve ekinde davacının 2001 yılında elde ettiği faiz gelirinin 26.7.2001-31.12.2002 tarihleri arasında ihraç edilmiş olan Hazine bonosuna ilişkin olduğu görüldüğünden, davacının elde ettiği menkul sermaye iradının Gelir Vergisi Kanununun anılan geçici 59 uncu maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna olduğu açıktır.

Bu durumda, davacının beyanname vermesine gerek bulunmadığı halde, beyana çağrı mektubuyla davalı İdarece beyanname vermeye davet edilerek, Vergi Usul Kanununun anılan 369 uncu maddesinde düzenlenmiş olan mükellefin yanıltılması hali gerçekleşmiş olduğundan davacı adına vergi cezası kesilmemesi gerekmektedir.

Bu nedenle, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması gerekirken, aksi yönde verilen Mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kısmen kabulüyle … Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararının vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına oybirliğiyle, diğer hususlara ilişkin temyiz isteminin ise reddine oyçokluğuyla 22.12.2005 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık beyana çağrı mektubu üzerine 2001 yılında elde ettiği menkul sermaye iradı nedeniyle beyanname veren davacı adına tahakkuk ettirilen gelir vergisi ve gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.

Davacının elde etmiş olduğu menkul sermaye iradı 26.7.2001 - 31.12.2002 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine bonosuna ilişkin olup bu gelir, Gelir Vergisi Kanununun geçici 59 ncu maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesnadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378 inci maddesi uyarınca mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarhedilen vergilere karşı dava açmaları mümkün değil ise de aynı Kanunun 112 nci maddesi uyarınca gecikme faizi ancak tahakkuk eden verginin ödeme müddeti içinde ödenmemesi halinde söz konusu olur. Vergi Kanunları uyarınca doğmamış bir verginin idarenin yanıtlması sonucu beyan edilmesi halinde bu vergiler için gecikme faizi tahakkuk ettirilmesinde Kanuna uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle mahkeme kararının gecikme faizine ilişkin kısmının da bozulması gerektiği görüşü ile kararın bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2005/1195, K. 2005/2537, 22 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Özeti
  4. Türk Milleti Adına
  5. Karşı Oy
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2005/1195
Karar No
2005/2537
Tarih
22 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • Danıştay 1. Daire E.2005/1237 K.2005/1442
  • Danıştay 8. Daire E.2005/1425 K.2005/5059
  • Danıştay 4. Daire E.2005/1452 K.2005/2538
  • Danıştay 13. Daire E.2005/1658 K.2005/5950
  • Danıştay 4. Daire E.2005/1701 K.2005/2623
  • Danıştay 13. Daire E.2005/1716 K.2005/5892

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.