KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10766 E., 2020/5646 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/10766
- Karar No
- 2020/5646
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. … (Aynı adreste
- Karşı taraf (davacı)
- … Antrepoculuk ve Geçici Depolama Yeri İşletmecilik Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2008/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; herhangi bir araştırma inceleme içermeyen her takdir komisyonu kararında yer alan kalıplaşmış, dayanaksız ifadeler kullanılmak suretiyle bir takım tutarların vergi matrahı olarak takdir olunmasında ve bu şekilde takdir edilen matrahlar esas alınarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının Ba formlarının tetkiki sonucu sahte belge düzenlediği yönünde hakkında rapor tanzim edilen firmadan alışlarının tespit olunması üzerine matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edildiği, söz konusu komisyon kararında tespit edilen matrah üzerinden dava konusu tarhiyatların re'sen yapıldığı komisyonca yapılan matrah takdirinin gerçekçi olduğu, bu nedenle yapılan işlemlerde yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunun 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, şu kadarki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/1. maddesinde Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapacağı, mahkemelerin belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebileceği, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesinin mecburi olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın davacı hakkında sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2008/11 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda Vergi Mahkemesi tarafından takdirin dayanağı bulunmadığından cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, dosya muhtevasından davacının … Yapı ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.' den alışlarının eleştiri konusu edildiği, adı geçen firmadan alımlarına ilişkin olarak katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi suretiyle matrah takdir edilerek cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşıldığından uyuşmazlığın çözümünün … Yapı ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti.' den alınan faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca … Yapı ve Turizm San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki konu ile ilgili rapor ve eki bilgi belgeler incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/10766, K. 2020/5646, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama