KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/10824 E., 2021/3759 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas No
- 2016/10824
- Karar No
- 2021/3759
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; takdir komisyonu kararında genel ifadelerin yer aldığı, matraha nasıl ulaşıldığının tespit edilemediği anlaşıldığından yeterli ve somut tespitler içermeyen, hukuken itibar edilemeyecek nitelikte olan takdir komisyonu kararı dayanak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, muhasebe hizmetleri faaliyeti nedeniyle elde ettiği geliri beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde, re'sen vergi tarhının, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlandığı,
ikinci fıkrasının birinci bendinde vergi beyannamesi kanuni süresi geçtiği halde verilmemişse vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmayacağının kabul edildiği,
72. maddesinde, takdir komisyonunun illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün veya bunların vekil olarak atayacağı memurların başkanlığı altında, ilgili vergi dairesinin yetkili iki memuru ile seçilmiş iki üyeden kurulacağı, 73. maddesinde, üyelerin, tüccarlar için ticaret odasınca, diğer sanat ve meslek erbabı için bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasında veya hariçten seçileceği, komisyon toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız Ticaret Odasından seçilen üyelerin iştirak edeceği,
ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde bunlar tarafından seçilecek üyelerin, yukarıdaki esaslara göre belediyeler tarafından seçileceği, 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak konusunda görevli oldukları hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda Ankara Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odasınca 1 yıl süreyle mesleki faaliyetten alıkoyma cezası verilmesine rağmen e-beyanname şifresini kullanarak adlarına düzenlediği ve beyannamelerini verdiği ve bunlara ilişkin 2012 yılı gelir vergisi beyannamesini vermediğinin vergi inceleme raporuyla tespit edildiği, rapordaki önemi doğrultusunda 2012 yılı gelir vergisi matrahının belirlenebilmesi için takdire sevk edildiği, takdir komisyonunca asgari tarife üzerinden belirlenen matrah üzerinden cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, ilgili dönemde davacının elde ettiği gelirlerin gelir vergisi kapsamına girdiği tartışmasız olup, takdir komisyonunca beyan edilmeyen dava konusu döneme ilişkin bu gelirler dikkate alınarak matrah belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, aksini ispat külfeti 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi gereği davacıda iken ve buna ilişkin hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davalı idarenin temyiz talebi kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/10824, K. 2021/3759, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama