KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11653 E., 2021/3032 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/11653
- Karar No
- 2021/3032
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Karşı taraf (davacı)
- ... Madencilik Mermer Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle resen tarh edilen 2011/2,5,8,9,10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; Çivril Vergi Dairesi mükellefleri ... ve ... hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporları'nda yer verilen tespitlerin incelenmesinden, düzenlendiği faturaların sahte olduğuna dair somut ve yeterli tespit olmadığı, gerekçesiyle cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2011/2, 5, 8, 9,10 dönemi katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun'da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek, bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği belirtilmiştir. Buna göre, katma değer vergisi indiriminden yararlanılabilmesi için bunun geçerli bir belgeye dayanması ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi gerekmektedir.
Kamu hizmetlerinin finansmanında istikrarın sağlanması bakımından vergilendirme sürecinin belirli bir düzen dâhilinde işlemesi ve sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çeşitli usuller öngörülerek mükelleflerin vergi ilişkisinden doğan hak ve ödevlerini daha dikkatli takip etme zorunluluğu getirilmektedir (AYM., E.2017/24, K.2017/112, 14/6/2017). 3065 sayılı Kanunun belirtilen hükümleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30., 341., 344. maddeleri birlikte gözetildiğinde, katma değer vergisi indiriminin sahte bir belgeye dayanması hâlinde indirimin reddi suretiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılacağı hususu mükellefler tarafından belirli ve öngörülebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, davacı şirketin 2011 takvim yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda, nakliye ve hafriyat içerikli ... ve ... tarafından düzenlenen, KDV dahil 556.591,25 TL tutarındaki on faturanın sahta olduğundan bahisle KDV indirimleri kabul edilmeyerek cezalı tarhiyat yapılmıştır.
İlgili yasa kuralları, faturaları düzenleyen ... ve ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitler ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, nakliyecilik ve hafriyat işinin yürütüldüğüne dair ticari icaplara uygun yeterli donanımının (işçi, araç, iş makinesi, araç parkı...) bulunmaması, ...'ün kardeşi ... ile birlikte %50 ortağı olduğu ve aynı işi, yani nakliyecilik ve hafriyat işi yaptığı görünen ...
Hafriyat Ltd. Şti.'nin hakkında gerçek bir ticari faaliyeti olmadan sahte belge düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunması, vergi borcunun ödenmemesi (...'ün 269.477,2.- TL. şahsi; kardeşi ve ... Ltd.
Şti. ile birlikte toplam 521.839,29.-TL.- ödenmemiş borcunun bulunması), ayrıca faaliyet, nakliye aracı ve iş makinesi kiralamak suretiyle yürütülmüş olduğu görünmekte ise de mal ve hizmet almış göründüğü mükellefler hakkında vergi tekniği raporlarının bulunması veya özel esaslar kapsamına alınmış mükellefler olması, mal ve hizmet alışlarına ilişkin hiçbir ödemenin banka veya diğer finans kurumları aracılığıyla yapılmamış olması,
Danıştay Dördüncü Dairenin 08.06.2021 tarih ve E.2016/11622, K.2021/3031 sayılı kararının "(X) KARŞI OY" bölümünde ... hakkındaki hukuki değerlendirmeler göz önünde bulundurulduğunda, bu şahısların uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlenmiş olunan faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmış olup, davacı adına söz konusu mükelleflerden alınan faturalardaki indirimleri reddedilmek suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/11653, K. 2021/3032, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama