KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11939 E., 2021/1456 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Mart 2021
- Esas No
- 2016/11939
- Karar No
- 2021/1456
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacının banka hesabına uygulanan ihtiyati haciz işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; esas amme borçlusu olmayan ortaklar, kanuni temsilciler, yönetim kurulu üyeleri ve icra komitesi üyeleri adına teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmadığından davacı hakkında uygulanan ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı ikinci bölümünde düzenlenen teminat, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk hükümleri kamu alacağının korunmasına ilişkin tedbirlerden olup cebren takip tahsil yöntemleriyle ilgili olmaması nedeniyle henüz tahakkuk etmemiş alacaklara uygulanabilecektir.
Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca; amme borçlusu sıfatını kazanan ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine göre şirket alacaklarından sorumlu olabilecek kanuni temsilciler ile 6183 sayılı Kanunun 35. maddesine göre limited şirketlerin amme borçlarından sorumlu olabilecek ortaklar hakkında ihtiyati haciz kararı alınabilmesi ve teminat istenilebilmesi için Vergi Usul Kanununun 344. ve 359. maddelerinde sayılan hususlara ilişkin bir kamu alacağının salınması yolunda gereken işlemlere başlanması yeterlidir.
İhtiyati haczin uygulanmasında süreye bağlı kalınmayacağı ve haklarında ihtiyati haciz işlemi uygulananların, ancak haczin nedenine ve miktarına itiraz edebilecekleri öngörüldüğünden ve 213 sayılı Kanun'un 10. maddesine göre şirket alacaklarından sorumlu tutulabilecek olan kanuni temsilciler ile 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre limited şirketlerin amme borçlarından sorumlu olabilecek ortaklar, aynı zamanda henüz tahakkuk etmemiş olan şirket borçlarından ihtiyati haciz aşamasında da sorumlu tutulabileceklerdir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu şirket hakkında muhtelif vergi borçlarından dolayı ihtiyati haciz işlemi uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl amme borçlusu limited şirketin ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu hususunda tartışma bulunmayan davacı hakkında ihtiyati haciz aşamasında sorumlu tutulmalarında yasal bir engel bulunmadığından ihtiyati hacze ilişkin kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçeyle verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/11939, K. 2021/1456, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama