KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12534 E., 2020/5348 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2020
- Esas No
- 2016/12534
- Karar No
- 2020/5348
- Temyiz eden taraflar
- 1- Tasfiye Halinde … Motorlu Araçlar İnşaat ve Kiralama Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, satışını yaptığı bir kısım motorlu kara taşıtının belgesini gerçek satış tutarından eksik düzenleyerek bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve ikinci el araç alımında araç vergi ödemesi adıyla motorlu taşıtlar vergisi ödemelerini maliyet kaydederek ticari mallar maliyetini artırdığından bahisle 2013 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi, kesilen vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile tahsilat ve ödemelerini banka,
benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymadığından bahisle 213 sayılı Kanunun mükerrer 355/4 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; somut bir tespit bulunmaksızın kesilen 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık; olayda davacı şirket temsilcisinin beyanları dikkate alınarak fark matrah bulunduğu, fark matrahın izahına ilişkin bir belge de ortaya konulamadığı ve inceleme elemanınca matrahın bulunuş yöntemi Mahkemelerince de uygun bulunduğundan, tespit edilen fark matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta ve kanunda öngörülen şartların gerçekleştiği anlaşıldığından, 213 sayılı Kanunun mükerrer 355/4 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Vergi inceleme raporunun eksik incelemeye, varsayıma ve kanaate dayalı olduğu, satış faturalarında yer alan tutarların gerçek satış tutarları olduğu, alıcılar nezdinde araştırma yapılmadığı, fatura bedellerinden başka bir bedelin tahsil edilip edilmediğinin araştırılmadığı, maliyetin altında satış yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 323 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre noterlerde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların banka ve benzeri finans kurumları aracı kılınarak yapılması zorunluluğunun bulunmadığı, firmalarınca da araç alım satım işlemleri noter aracılığıyla yapıldığından, anılan tevsik zorunluluğu kapsamında olmadıkları, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edilen davacı adına tesis edilen işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı tarafından Vergi Mahkemesi kararının cezalı tarhiyata ilişkin kısmı ile davalı idare tarafından kararın 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmına yönelik olarak temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın anılan kısımlarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Davacının diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı'na, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiş.
Kanunun mükerrer 355. maddesine 5228 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın %5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Kanunun mükerrer 257. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca çıkarılan ve 04/07/2003 tarih ve 25158 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 320 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "4.
Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve Tahsilatlar" başlıklı bölümünde, tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme veya tahsilat işlemlerinin banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunluluğunun bulunmadığı açıklanmış. 01/08/2003 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 323 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "4.
Tevsik Zorunluluğu Olmayan Ödeme ve Tahsilatlar" başlıklı bölümünde de, 320 Sıra No'lu Genel Tebliğ'de yer alan tevsik zorunluluğu bulunmayan işlemlere ilaveler yapılarak, noterlerde yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilatların da söz konusu kurumlar aracı kılınarak yapılması zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, otomobillerin perakende ticareti faaliyetiyle iştigal eden davacı şirket hakkında 2013 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun düzenlendiği, söz konusu raporda şirketin 8.000,00 TL üzerindeki tahsilat ve ödemelerini banka ve benzeri finans kurumları veya posta idaresince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymadığının tespit edilmesi üzerine, 213 sayılı Kanunun mükerrer 355/4 maddesi uyarınca dava konusu özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve olayın birlikte değerlendirilmesinden, vergi inceleme raporunda da belirtilediği üzere şirketin faaliyet konusunun "otomobillerin perakende ticareti" olduğu, davacı şirketin temyiz dilekçesinde de bu hususa atıf yapılarak araç alım satım işlemlerinin noter aracılığıyla yapıldığının belirtildiği,
yukarıda zikredilen 323 Sıra No'lu Genel Tebliğ uyarınca da noterlerde yapılan işlemlerin tevsik zorunluluğu kapsamında olmadığı dikkate alındığında, davacı şirketin faaliyeti ve bu faaliyet kapsamındaki işlemlerin noter aracılığıyla yapıldığı hususunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, vergi inceleme raporunda da atıf yapıldığı halde 323 Sıra No'lu Genel Tebliğ ile getirilen düzenleme dikkate alınmadan, eksik incelemeye dayalı olarak kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında, verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının faaliyetiyle ilgili (araç alım satımı) hasılatına ilişkin belge düzenlemediğinin somut olarak ortaya konulduğu anlaşılmakla, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fiilin olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararının 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12534, K. 2020/5348, 8 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama