KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12544 E., 2021/1698 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Mart 2021
- Esas No
- 2016/12544
- Karar No
- 2021/1698
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … İnşaat Gıda Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım mesken teslimlerine ilişkin olarak düzenlediği faturaların yasal süresinden sonra düzenlendiğinden bahisle fatura düzenlememiş sayılarak sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2009/6 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; cezalı tarhiyata dayanak alınan tutanağın, olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaması nedeniyle yetersiz olduğu dolayısıyla cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin ise yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanununun "Tescil" başlıklı 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." düzenlemesi yer almaktadır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun ‘Vergiyi Doğuran Olay’ başlıklı 10. maddesinin (a) fıkrasında, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması, katma değer vergisini doğuran olay olarak sayılmıştır. Buna göre, katma değer vergisini doğuran olay, mal teslimi ve hizmet yapılmasıdır.
Vergiyi doğuracak teslimin tanımı, Kanunun 2. maddesinde, hizmetin tanımı ise, 4. maddesinde yapılmıştır. Bu kurallara göre, bir malın üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi, "teslim"; teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şey yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşen işlemler ise "hizmet" tanımına girmektedir.
Ayrıca, Katma Değer Vergisi Kanununun, ‘Verginin Konusu Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler’ başlıklı 1. maddesinin ilk fıkrasında, teslim ve hizmetin vergiyi doğurabilmesi için, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olması koşulu da aranmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlüsü olan davacı şirketin satışını gerçekleştirdiği bağımsız bölümlere ilişkin gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki mevzuat ve dava konusu olayın bir arada değerlendirilmesinden, bağımsız bölüm satışlarına ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın tescille birlikte gerçekleşmiş olacağı nitekim söz konusu tescilin alıcı için mülkiyet hakkının kazanılması olacağı, buna göre dava konusu olayda vergiyi doğuran olayın tescil tarihi itibariyle gerçekleşmiş olduğu, elde edilen gelirin kayıt ve beyanlara tescil tarihinden itibaren ilgili mevzuat uyarınca yansıması gerektiği açıktır.
Buna göre; Vergi Mahkemesince işin esasının vergiyi doğuran olayın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi sonucu işin esası irdelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12544, K. 2021/1698, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama