KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12741 E., 2021/2437 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/12741
- Karar No
- 2021/2437
- Temyiz eden taraflar
- 1- ... Haber Ajansı Tanıtım Organizasyon Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re'sen tarh edilen 2010/7,8,9 ve 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı ... Vergi Dairesi mükellefleri ... ve ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükelleflerin düzenlediği faturaların gerçek bir alım satıma dayalı olmayan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu sonucuna varıldığından,
anılan mükelleflerden alınarak indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin indirimlerden çıkarılması suretiyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık, somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında ve davacı tarafından katma değer vergisine konu edilen faturaların kasıtlı kullanıldığı hususunda bir değerlendirme yapılmadan kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından davacının değil, davacıya fatura kesen kişinin denetlendiği, fatura kesen kişilerin yerinde olmamalarının tek başına sahte fatura düzenlediklerine karine teşkil etmeyeceği, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin tüm kayıtların sunulduğu, eleman ve ekipman kapasitesinin yapılan işleri kotarmaya yeterli olmadığının belli olduğu belirtilerek, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Temyiz konusu kararın aleyhe olan hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına ve davalı idarenin özel usulsüzlük cezasına ilişkin ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı İdarenin üç kat vergi ziyaı cezasının tek kata düşürülmesine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (b) fıkrasında, vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananların kaçakçılık fiilini işledikleri ifade edilmiş, aynı Kanunun 341. maddesinde, vergi ziyaı,
mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder şeklinde tanımlanmış, şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermenin de vergi ziyaı hükmünde olduğu,
yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınmasının ceza uygulanmasına mani teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 344. maddesinde ise, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının uyuşmazlık konusu dönemde aldığı faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu sonucuna varıldığı, bu nedenle, vergi ziyaının 213 sayılı Kanunun 359/b maddesinde açıklandığı şekilde meydana getirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda söz konusu vergi ziyaının yukarıda açıklandığı şekilde ve 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin b bendinde öngörülen fiille meydana getirilmiş olması karşısında cezanın üç kat kesilmesi gerektiği görüldüğünden, üç kat olarak kesilmesi gereken vergi ziyaı cezasını bir kata indiren Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/12741, K. 2021/2437, 22 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama