KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/13641 E., 2021/1676 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 18 Mart 2021
- Esas No
- 2016/13641
- Karar No
- 2021/1676
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Orman Ürünleri Nakliyat İnşaat ve Yapı İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 213 sayılı Kanun'un 353/1. ile mükerrer 355. maddeleri uyarınca kesilen 2008/12, 2009/1-12, 2010/1-12 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
Karar Metni
749 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden; olayda, davacının 2008, 2009 ve 2010 takvim yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda davacının 2009 hesap döneminde alınan sahte faturaların,
belgesiz alışlarının belgelendirilmesi amacıyla kullanıldığı ve sahte faturaların içerdiği mallara ilişkin gerçekte banka ve benzeri finans kurumları veya posta idareleri aracılığıyla herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçe gösterilerek dava konusu özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de;
bahsi geçen raporda da belirtildiği gibi davacının ödemelerini çek ile yaptığı çek ile yapılan ödemelerin benzeri finans kurumları aracılığyla yapılan ödemelerden kabul edilebileceği, dolayısıyla davacının bu ödemelerini banka ve benzeri finans kurumu kullanılarak çekle ödediği anlaşıldığından belirtilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarıyla ilgili kısmına gelince;
davacı şirketin fatura almadığı ve malı kimden aldığına dair somut bir tespitte bulunulmaksızın, suç olan fiilin bütün unsurlarıyla ortaya çıkartılmadan failin cezalandırılamayacağı ilkesine aykırı olarak varsayıma dayalı kesilen özel usulsüzlük cezalarında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, sahte fatura ile belgelendirilmek suretiyle yapılan KDV indirimlerinin Kanun'un 29/1-a hükmü uyarınca reddedildiği, dava konusu tarhiyata mesnet alımlara ilişkin olarak kanunen kabul edilebilir belge alınmadığından özel usulsüzlük cezası kesildiği, cezanın kesilebilmesi için belgenin alınmadığı ve verilmediğinin her iki taraf nezdinde somut olarak tespiti gerektiği yönünde herhangi bir düzenleme bulunmadığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının onanması, mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ise gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, Vergi Mahkemesi kararının, davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin, Mahkeme kararının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 257. maddesinin 2. bendinde, Maliye Bakanlığının, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirmeye ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmış, bu maddenin verdiği yetki uyarınca çıkarılan Tebliğe göre uyuşmazlık döneminde 8.000,00 TL'yi aşan ödemelerin banka veya finans kurumları aracılığıyla yapılması zorunlu kılınmış;
mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında da, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5'i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
Olayda, inceleme elemanınca, davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğu ve herhangi bir emtia teslimini içermediği kabul edilmesine rağmen, davacının kayıtlarına intikal ettirdiği sahte fatura bedelinin banka veya finans kurumları aracılığıyla ödenmesinin beklenmesinde ve sahte fatura bedellerinin bir kısmının davacı tarafından nakit olarak ödendiğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, söz konusu özel usulsüzlük cezasını kaldıran Vergi Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/13641, K. 2021/1676, 18 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama