KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/14410 E., 2021/1981 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2021
- Esas No
- 2016/14410
- Karar No
- 2021/1981
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Uluslararası taşımacılık işi ile iştigal eden davacı şirkete mahsuben fazla ve yersiz iade yapıldığının tespit edildiğinden bahisle haksız yapıldığı belirtilen iadelerin davacı şirketten geri alınması amacıyla re'sen tarh edilen 2014/5,7,8,9,10,11,12 ile 2015/1,2,3 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, iade talebinde bulunulan miktarlar Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nde belirtilen 5.000,00 TL'yi aştığı halde, davacı şirketin YMM raporu sunmaksızın ve teminat göstermeksizin katma değer vergisi iade talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından ise bu durum göz ardı edilerek davacının iade talebinin kabul edildiği, akabinde de sehven davacıya mahsup ve iade yapıldığı gerekçesiyle dava konusu cezalı tarhiyatların yapıldığı,
ancak Tebliğ'de de ifade edildiği üzere, davalı idare tarafından, davacının defter ve belgelerinin vergi incelemesine sevk edilmesi ve şayet vergi incelemesi neticesinde de, davacıya yapılan iadenin hukuka aykırı olduğu somut bilgi ve belgelere dayanılarak tespit edilmesi halinde katma değer vergisi iadesinin geri alınabilmesinin mümkün olduğu,
bu durumda, davalı idare tarafından, davacının ilgili dönem defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmaksızın, iadenin sehven yapıldığı gerekçesiyle daha önce davacıya yapılan iadenin davacıdan geri alınmasına yönelik olarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının iade talebinin sehven YMM raporu veya vergi inceleme raporu olmadan yerine getirildiği, davacı adına yapılan bu iade mahsup işleminin kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği, dava dosyasının incelenmesinden de görüleceği üzere mükellef kurumun iade mahsup talebi ile ilgili olarak gerekli şartların oluşmadan işlemin gerçekleştirildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, gerekli şartların oluşmadığı durumlarda sehven yapılan iadenin haksız alınan iade kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, davalı idareden iade alınmadığı, sadece iade talebinde bulunulduğu, Mayıs 2014 ve takip eden dönemlerde KDV beyannamelerinin yasal süresi içerisinde elektronik ortamda verildiği, tebliğde öngörülen belgelerin süresi içerisinde bağlı olunan Ostim Vergi Dairesine ibraz edildiği, ilgili vergi dairesince gerekli incelemeler yapılarak vergi borçlarına mahsup edildiği, davalı idarenin iddia ettiğinin aksine nakden yapılan bir iadenin söz konusu olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/14410, K. 2021/1981, 1 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama