İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2016/14468 K.2020/3474

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek beyannamelerin yeniden tanzimi suretiyle 2008/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10 ve 12 dönemleri…

Esas2016/14468Karar2020/3474Tarih6 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.100 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/14468 E., 2020/3474 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
6 Ekim 2020
Esas No
2016/14468
Karar No
2020/3474
Temyiz eden (davalı)
… Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
… Endüstri İnşaat Taahhüt Hafriyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.100 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerin ibraz edilmemesinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek beyannamelerin yeniden tanzimi suretiyle 2008/1,2,3,4,5,6,7,8,9,10 ve 12 dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ihbarnamelerin tebliğine ilişkin tebliğ alındısında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda tespit edildiği, idare tarafından usulüne uygun yapılmış bir tebliğin olmadığı,

davacı tarafından söz konusu ihbarnamelerin 06/01/2014 tarihinde tesadüfen apartman boşluğuna atılmış halde bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında ıttıla tarihi olan 06/01/2014 tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiği, davacı adına 2008 yılına ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergilerin zaman aşımına uğramaması için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesi uyarınca en geç 31/12/2013 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiş olması gerekirken zamanaşımı süresi dolduktan sonra davacıya tebliğ edildiği anlaşılmış olduğundan,

zamanaşımı süresi geçtikten sonra tebliğ edilen ve zamanaşımına uğradığı açık bulunan söz konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacının defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle hukuka ve usule uygun yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş olup, Kanunun 30. maddesinin 2. fıkrasının 3. bendinde de, bu Kanuna göre tutulması mecburi olan defter ve belgelerin hepsinin veya bir kısmının vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re'sen takdir nedeni olarak sayılmış, 13. maddesinde ise, sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısiyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması mücbir sebep olarak kabul edilmiş olup, Kanunun "Mücbir sebeplerle gecikme" başlıklı 15. maddesinde,

13. maddede yazılı mücbir sebeplerden her hangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği, bu takdirde tarh zamanaşımının işlemeyen süreler kadar uzayacağı, bu hükmün uygulanması için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunun 113. maddesinde, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış ve bu durumun mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 253. maddesinde, bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanların, tuttukları defterlerle, üçüncü kısımda yazılı vesikaları ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmek zorunda olduğu, 256. maddesinde de, mükelleflerin muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve kayıtları muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arzetmek zorunda olduğu kurala bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, 2008 dönemine ilişkin defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin 24/07/2013 ve 06/08/2013 tarihli defter belge isteme yazılarının davacıya tebliğ edildiği, davacının defter ve belgelerini ibraz etmemesi üzerine davacı hakkında vergi inceleme raporunun düzenlendiği, ilgili vergi inceleme raporunda davacıya usulüne uygun olarak defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmesi için yapılan tebliğlere rağmen mücbir sebep olmaksızın kanuni defter ve belgelerin süresinde incelemeye ibraz edilmediği,

ibraz etmeme keyfiyetine gerekçe olarak 06/08/2013 tarihinde sunulan dilekçede, defter ve belgelerin şirketin resmi adresine yapılan tahliye davasına istinaden üçüncü bir şahısa yediemin yapıldığı ve istenilmesine rağmen taraflarına verilmediğinin beyan edildiği, bu doğrultuda yediemine defter ve belge isteme yazısının gönderildiği, yediemin ve mal sahibi tarafından sunulan dilekçede, davacı tarafından iki yıldır kiraya verilen adrese gelinmediği, bu nedenle muhasebe evraklarının bırakılmış olunamayacağı, aynı zamanda icra tutanağında da söz konusu defter ve belgelerin yer almadığının belirtildiği,

bu ifadelerin şirket yetkilisine aktarılması üzerine sunulan dilekçede icra memurunun görev ihmalinde bulunduğu, belgelerin önemsiz zannedilerek haciz tutanağına yazılmamış ve çöpe atılmış olabileceği kanısında olunduğu beyanında bulunulduğu anlaşılmış olup 12/04/2013 tarihli haciz tutanağında belirtilen eşyalar arasında defter ve belgeler yer almadığı gibi Asliye Ticaret Mahkemesinden alınmış zayi belgesinin de bulunmadığı gözönünde tutulduğunda, defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin haklı bir mazarete dayandırılmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin zamanaşımlı ihbarnamelerin şirket adresine tebliğ edilmeye çalışıldığı, muhtar ve apartman yönetim kurulu başkanı nezdinde tutulan 02/12/2013 tarihli adres tespit tutanağında, şirketin yaklaşık bir yıl önce adresi terk ettiğinin beyan edildiği, daha sonra 25/11/2013 tarihli ihbarnamelerin şirket yetkilisinin ikametgah adresinde 11/12/2013 tarihinde tebliğ edildiği,

ancak davacı tarafından söz konusu tarhiyatlara ilişkin tebligat zarfında yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının, ihbarnamelerin tesadüfen 06/01/2014 tarihinde apartman boşluğuna atılmış halde bulunduğunun iddia olunması üzerine Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 30/11/2015 tarihli raporda tebliğ evrakındaki imza ile şirket yetkilisi …'a ait imzalar arasında ilgi ve irtibatının tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, usulüne uygun tebliğ edilen yazıyla defter ve belgelerin ibrazı istendiği halde mücbir sebep hali olmaksızın defter ve belgeler inceleme elemanına ibraz edilmediğinden, olayda re'sen tarh sebebinin bulunduğu, 213 sayılı Kanunun muhafaza biçim ve süreleri ile ibraz yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeleri karşısında, davacının katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesinde 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. ve 34. maddelerine aykırılık bulunmadığından,

ayrıca her ne kadar Mahkemece salt tebliğ alındısında bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığına dair Adli Tıp Raporu esas alınarak tarhiyatın kaldırılması yolunda karar verilse de, imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığını ispat etmeye yeterli olmadığı ve davacının iddiası ile ihtilaf konusu ihbarnamelerin tesadüfen apartman boşluğuna atılmış halde zamanaşımı süresinin son günü olan 31/12/2013 tarihinden kısa bir süre sonra 06/01/2014 tarihinde bulunması hususları göz önünde bulundurulduğunda ıttıla tarihi olarak 06/01/2014 tarihinin tebliğ tarihi olarak esas alınması gerektiği belirtilerek davacı adına 2008 yılına ilişkin olarak

re'sen tarh edilen vergilerin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile verilen kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Diğer yandan Mahkemece, tekerrür hükümleri uygulanan vergi ziyaı cezası hakkında da yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/10/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2016/14468, K. 2020/3474, 6 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2016/14468
Karar No
2020/3474
Tarih
6 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2016/14501 K.2020/4699
  • Danıştay 10. Daire E.2016/14586 K.2020/4177
  • Danıştay 8. Daire E.2016/14606 K.2020/4217
  • Danıştay 10. Daire E.2016/14661 K.2020/3643
  • Danıştay 8. Daire E.2016/14662 K.2020/4347
  • Danıştay 4. Daire E.2016/14678 K.2020/3997

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.