KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/15795 E., 2021/3770 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2021
- Esas No
- 2016/15795
- Karar No
- 2021/3770
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ...Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ...Tur. Gıda İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.'ne ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; 2002/12 dönemine ait, 20/01/2003 vadeli gelir vergisi stopajı ile 2003/1-12 dönemine ait, 03/12/2003 vadeli yargı harcının tahsili amacıyla asıl borçlu adına ödeme emri düzenlendiği ve tebliğ edildiği davalı idarece ortaya konulamadığından, dava konusu ödeme emrinin mezkur alacaklara ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer alacaklara ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın kabule ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davacının temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Tahsil Zamanaşımı"nı düzenleyen 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış; zamanaşımının kesileceği durumlar da 103. maddede sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu adına düzenlenmiş ödeme emirlerinin bulunmadığı; sadece takip yapraklarının ibraz edildiği, dolayısıyla asıl borçlu şirketin takibinin usulüne uygun tamamlanıp tamamlanmadığının anlaşılamadığı, takip yapraklarından hareketle bu takibin usulüne uygun olduğu kabul edilse bile, 2006 yılındaki şirkete ait hacizli aracın satışından sonra, 2008 ve 2009 yıllarında muhtelif tarihlerde 0,01 TL cüzi miktarlarda ödemede bulunulduğu, dolayısıyla hayatın olağan akışına aykırı söz konusu cüzi ödemelerin zamanaşımını kesmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, 2006 yılındaki araç satışından sonra zamanaşımını kesen geçerli bir neden ileri sürülemediğinden, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacaklarının vade tarihini izleyen yıldan itibaren beşinci yılın sonu itibarıyla tahsil zamanaşımına uğradığının kabulü ile borçların tahsili için düzenlenen ödeme emrinin bu kısmının da iptali gerekirken, aksi yönde hüküm kuran mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/15795, K. 2021/3770, 1 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama