KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16864 E., 2021/3201 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/16864
- Karar No
- 2021/3201
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, ikrazatçılık faaliyetinde bulunduğundan bahisle re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2011 yılı gelir vergisi, 2011/7-9,10-12 dönemleri geçici vergi ve 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının uyuşmazlık konusu 2011 yılında ticari faaliyet kapsamında faiz karşılığı çek/bono kırma suretiyle tefecilik faaliyeti ile uğraştığı ve bu faaliyeti kapsamında 2011 yılında toplam 151.495,66TL hasılat ve bu hasılat tutarından giderler düşüldüğünde 100.531,88TL ticari kazanç elde ettiğinin somut bir şekilde ispatlandığı anlaşıldığından,
davacı adına 2011 yılı için yapılan dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi tarhiyatı ile 2011/7-9, 10-12 dönemleri geçici vergileri için kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında, cezanın kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Kanun hükmünde belirtilen unsurlar uyuşmazlık konusu olayda bir arada gerçekleşmemiş bulunduğundan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı,
geçici vergi asılları ile ilgili kısmına ilişkin ise, davalı idarece geçici vergilerin aslı aranmayacağı belirtildiği, dava konusu edilen geçici vergi asılları yönünden hüküm kurulması halinde hukuksal sonuç doğurması olanaklı bulunmadığı ve vergi asıllarının esası hakkında karar verilemeyeceğinden incelenmeksizin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
İnceleme elemanının incelemeyi hukuka uygun bir şekilde yapmadığı elde edilen bilgi ve belgelerle ilgili olarak kendi ifadesinin ve savunmasının alınmadığı, bankalarca %1,5 faizle kredi verilirken hakkında yasaya aykırı olarak %5, 6, 7 gibi faiz hesaplaması yapıldığı, vergi tekniği raporunun objektif düzenlenmediği, 22 adet tutanakta kimlik ve adres bilgilerinin eksik olmasına ve imza bulunmamasına karşın bu belgeler asılmış gibi tasdik edildiği, kendisine husumeti olan kişilerin ifadelerinin dikkate alınmaması gerekirken dikkate alındığı, ifadelerin şahıslara okutulmadan imzalattırıldığı, tefecilik faaliyeti yapacak böyle bir işyerinin olmadığı, kendisine komplo kurulduğu, tefecilik faaliyetinin olmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davacının ikrazatçılık yaptığının tespit edildiği, davacı iddialarının yerinde olmadığı, vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh olunan vergi ve cezaların hukuka uygun olduğu, özel usulsüzlük cezası yönünden mahkemece idarenin yerine geçilerek ne şekilde işlem yapılması gerektiği ifade edilmek suretiyle yerindelik denetiminde bulunulduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. fıkrasında, verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine maddede belirtilen tutarda özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının faaliyetiyle ilgili (ikrazatçılık) hasılatına ilişkin belge düzenlemediğinin somut olarak ortaya konulduğu anlaşılmakla, özel usulsüzlük cezası kesilmesini gerektiren fiilin olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararının anılan kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/16864, K. 2021/3201, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama