KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/17637 E., 2021/3056 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/17637
- Karar No
- 2021/3056
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Madencilik Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından ve aynı yıl içerisinde amortismana tâbi iktisadi kıymetin satışını gider kaydettiğinden bahisle 2010/6 ila 12 dönemleri için re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; madencilik faaliyeti ile uğraşan davacı şirket hakkında, kömür satışlarında düşük bedelle fatura düzenlediği yolunda yapılan ihbar üzerine düzenlenen … tarihli ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda; bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve aynı yıl içerisinde amortismana tâbi iktisadi kıymetinin satışını gider kaydettiğinin tespit edildiği, matrah farkı belirlenirken, şirketin kömür satışı yaptığı …'in ifadesinde.
2011 yılının yaz aylarında 100 TL, kış aylarında ise 150 TL'ye kömür satın aldığını belirttiği, bu kişinin başka bir şirketten 2011 yılında satın aldığı kömürler için 80,51 TL ila 76,28 TL ödediğine dair ifadesine dayanılarak, davacı şirketin bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı kanaatine ulaşıldığından 2010 yılı için belirlenen birim fiyat 93,00 TL üzerinden takdir komisyonu kararıyla belirlenen matrah farkı ile 2010 yılında amortismana tâbi iktisadi kıymeti "gider" olarak hesaplarına intikal ettirilerek matrahtan indirilen kısmın, kanunen kabul edilebilir gider olmadığı belirtilerek belirlenen matrah farkı hesaplanmışsa da;
davacı şirketin satış yaptığı diğer kişi veya kurumlar nezdinde ve kömürlerin kalitesi konusunda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, matrah takdirine esas alınan satış fiyatının, araştırma sonucu elde edilen somut ve kesin tespitlere dayanmadan, varsayıma dayalı olarak belirlendiği,
diğer taraftan, şirket hakkında ihbarda bulunan kişinin ifadesinin alınamadığı raporda belirtildiğinden yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmadan hesaplanan matrah farkı üzerinden ve 2010 yılında amortismana tâbi 100.500,26 TL tutarındaki iktisadi kıymeti gider olarak hesaplarına intikal ettirerek matrahtan indirilen kısmın, kanunen kabul edilebilir gider olmadığı belirtilerek matrah farkı hesaplanmasında, şirketin kayıtlarında maliyet olarak gösterdiği iktisadi kıymetin ne olduğu ve yıl içinde satılıp satılmadığı dikkate alınmadan,
yeterli inceleme yapılmadan bulunan matrah farkında da hukuka uyarlık olmadığından yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı şirket tarafından, kömür satışlarında düşük bedelle fatura düzenlediğine ilişkin olarak vergi inceleme raporunda yer verilen tespitler esas alınarak takdir komisyonunca hesaplanan matrah farkı üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın yasal ve yerinde olduğu belirtilerek kabul kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/17637, K. 2021/3056, 8 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama