KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20217 E., 2021/3105 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/20217
- Karar No
- 2021/3105
- Temyiz eden (davalı)
- …Vergi Dairesi Başkanlığı (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Metal ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ..
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen 2010 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin davacı tarafından düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu düzenlenmiş; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda.
28/01/1997 tarihinde atık ve hurda toptan ticareti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, işe başlama yoklamasında, işyerinin 60 m² olduğu, 17/08/2007 tarihinde yapılan yoklamada, adresin 01/07/2007 tarihinden itibaren hurda deposu olarak kullanılmaya başlandığı, 02/12/2009 tarihli yoklamada, 1 adet kantar, 160.000,00 TL değerinde hurda bakırın bulunduğu, mükellefin 2010 yılında %93 oranında alım yaptığı (yaklaşık 30 milyon) mükellef hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu düzenlendiği,
mükellefin defterleri üzerinden yapılan araştırmada ödemelerin tamamına yakınının banka üzerinden gerçekleştirildiğinin tespit edildiği, mükellef kurumun banka hesabına yatırılan paraların aynı gün çekler vasıtasıyla araya paravan firmalar konulmak suretiyle birkaç saat içerisinde tahsilatın bütün firmalar adına … isimli şahıs tarafından yapıldığı, çeklerin tahsilatını yapan kişiye ulaşılamadığı, söz konusu şahsın hurda sektöründe faaliyet gösteren birçok firmanın yöneticiliğini yaptığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının alışlarının %93'ünün hakkında vergi tekniği raporu bulunan firmadan olması, alışlara ilişkin ödemelerin tamamına yakınının çek ile yapılması ve çekleri bütün firmalar adına … isimli şahsın tahsil etmesi, bu şekilde ciro silsilesi içerisinde yer alan paravan firmalar ile organizasyon şeklinde hareket edilmesi karşısında, davacı tarafından düzenlenen faturaların komisyon karşılığında düzenlenen belgeler olduğu sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/20217, K. 2021/3105, 10 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama