KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20694 E., 2021/3532 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/20694
- Karar No
- 2021/3532
- Temyiz eden taraflar
- 1- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu … Metal ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, 2012/7-9, 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 2013/4-6 dönemi vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu tarhiyatların dayanağı olan vergi tekniği raporundaki tespitlerden, mükellefin gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği ve düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte olduğu anlaşıldığından yapılan cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi tarhiyatlarına ilişkin vergi ziyaı cezaları ile cezalı gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi asıllarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, daha önce ortağı olduğu şirketin ticari faaliyetini terk ettiği, söz konusu şirkete ortak olma dışında şirketin herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin hiçbir kararında ve belgesinde imzasının olmadığı, bu sebeple sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamelerde geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilerek vergi ziyaı cezasının tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkca belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici verginin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının da hukuki sonuç doğarmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/20694, K. 2021/3532, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama