KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20840 E., 2021/3681 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/20840
- Karar No
- 2021/3681
- Temyiz eden (davacı)
- … Holding Anonim Şirketi
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği gecikme zammının iadesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden iade tarihine kadar yasal faizi ile iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirkete ait vergi borçlarının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak TMSF tarafından vergi dairesi müdürlüklerine ödendiği, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçlara karşı dava açılamayacağı hususunun kanunda açıkça düzenlendiği, vadesi geçmiş vergi borçlarına TEFE/TÜFE oranında faiz hesaplanması suretiyle ödenmesi işleminin Vergi Usul Kanunu'nda sayılan vergi ve hesap hataları kapsamında düzeltme ve şikayet konusuna girmediği,
ancak vergilendirme işlemine, ödeme emri veya haciz işlemlerine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek olan hukuki uyuşmazlığın, Vergi Usul Kanunu'nun 124. maddesinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu ile izlenerek tesis ettirilen işlem sonucunda incelenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davacının düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
6111 sayılı Kanunun 2. maddesi kapsamında 2001-2010 yıllarına ait vergi borçlarının yapılandırılarak ödendiği, vergi dairesince gecikme zammı hesaplanmaması gerektiği halde hesaplandığı, şirketin içinde bulunduğu. Grubu'na ait.
A.Ş. ye 27/10/2000 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından el konularak TMSF'ye devredildiği, anılan tarihten itibaren tüm şirketlerin yönetimlerinin yetkileri kısıtlanarak dışarıya borç ödemesinin yasaklandığı, dolayısıyla olayda mücbir sebep hali bulunduğu ve mücbir sebep halinde gecikme zammının hesaplanmaması gerektiği, yönetime TMSF tarafından el konulmuş olması nedeniyle ödemelerin yapılmasının tümüyle olanaksızlaştığı, bu nedenle 6111 sayılı Kanun kapsamında hesaplanarak tahsil edilmiş bulunan gecikme zamlarının yanlış ve fazladan hesaplandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/20840, K. 2021/3681, 30 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama