İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2016/20995 K.2021/3467

2- … Bakanlığı … Başkanlığı

Esas2016/20995Karar2021/3467Tarih22 Haziran 2021Okuma5 dk · 1.054 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20995 E., 2021/3467 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
22 Haziran 2021
Esas No
2016/20995
Karar No
2021/3467
Temyiz eden taraflar
1- … Holding Anonim Şirketi
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.054 kelime·5 dk okuma·10 bölüm

2- … Bakanlığı … Başkanlığı

İSTEMİN KONUSU

… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacının, 6111 sayılı Kanun kapsamında ödediği 934.431,57 TL gecikme zammının iadesi istemiyle … tarihli ve … sayılı dilekçe ile Beyoğlu Vergi Dairesine yaptığı başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen tutarın tahsil tarihinden iade tarihine kadar yasal faizi ile iadesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava dosyasının incelenmesinden;.

Anonim Şirketi'ne, 27/10/2000 tarihinde BDDK tarafından el konularak TMSF'ye devredildiği ve şirketlerin yönetimlerine ait yetkilerin kısıtlandığı, TMSF tarafından şirket ödemelerinin gerçekleştirilmesi amacıyla davacı şirkete denetçi atandığı, TMSF tarafından 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na göre alınan … tarih, … sayılı karar ile davacı şirkete el konulduğu, şirketin yönetimine mevcut yöneticilerin yerine atama yapıldığı, sonrasında 02/07/2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısı sonucunda davacı şirketin yönetiminin, TMSF tarafından kabul edilen yönetime iade edildiği,

davacı şirketin 2001-2010 yıllarına ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun'dan yararlanmak amacıyla yaptığı başvuru üzerine vergi borçları için Beyoğlu Vergi Dairesine 993.709,72 TL asıl alacak, TEFE/ÜFE tutarı 934.431,57 TL olmak üzere 1.928.141,29 TL ödeme yapıldığı, şirketin 30/03/2007 tarihinden 02/07/2013 tarihine kadar TMSF tarafından yönetildiği, dolayısıyla şirket açısından bir mücbir sebep halinin oluştuğundan hareketle ödenen 934.431,57 TL gecikme zammının iadesi istemiyle … tarih, … sayılı dilekçe ile Beyoğlu Vergi Dairesine başvuru yapıldığı, bu başvurusunun davalı idarece cevap verilmemek suretiyle zımnen reddi üzerine de.

Vergi Mahkemesi nezdinde E:… sayılı karar ile dava açıldığı, açılan dava sonucunda … tarih, K:… sayılı ile verilen "mercine tevdi kararı" sonrasında, davalı Gelir İdaresi Başkanlığının 19/12/2014 tarihli yazısı ile davacının isteminin reddedildiği, red işleminin Beyoğlu Vergi Dairesince davacıya bildirilmesi üzerine ret işleminin iptali ve fazladan hesaplanan gecikme zamlarının tahsil tarihinden iade edilecek tarihe kadar hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, anlaşılmakla olayda, davacı şirketin 30/03/2007 tarihinden 02/07/2013 tarihine kadar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yönetildiği,

213 sayılı Kanun'un 13. maddesinde örnekleme ile sayılan ve bu hallere benzeyen olayların da mücbir sebep olarak kabul edileceğinin kurala bağlandığı, şirketin iradesi dışında ve önceden öngörülemez bir biçimde 30/03/2007 tarihinde TMSF'ye devredildiği ve kendi iradesi olmaksızın 02/07/2013 tarihine kadar böyle yönetildiği sabit olduğundan, davacı şirket açısından bu olayın bir mücbir sebep olduğu sonucuna varılarak bu tarihler arasında tahakkuk eden vergiler için gecikme zammı hesaplanmaması gerektiği dolayısıyla,

6111 sayılı Kanun kapsamında hesaplanan ve tahsil edilen gecikme zammında ve bu gecikme zammının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemin bu kısmında hukuka uyarlık, 30/03/2007 tarihinden önce tahakkuk eden vergiler için aynı Kanun kapsamında hesaplanan ve tahsil edilen gecikme zammında ve bu gecikme zammının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı,

ayrıca davacının yasal faiz isteminin kabulü ile verginin tahsil tarihinden başlayarak idarece ödemenin yapılacağı tarihe kadar 3095 sayılı Kanun hükmü uyarınca hesaplanacak faizin de davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI

Davacı tarafından, TMSF tarafından şirketlerine 2000 yılında el konulduğu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ortakların ve şirketlerinin malvarlıklarına 2001 yılında ihtiyati tedbir konulduğu, vergi borçlarının TMSF tarafından 6111 sayılı Kanun'un 2. maddesinden yararlanılarak ödendiği, ihale ile satılan malvarlıklarından Bankacılık Kanunu'nun 136. maddesi gereğince öncelikle 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken amme alacaklarının tahsili gerekirken TMSF tarafından bu hükme aykırı davranıldığı, 30/03/2007 tarihinden 02/07/2013 tarihine kadar mücbir sebep halinin söz konusu olduğu,

bu vergiler için 213 sayılı Kanun'un 13 ve 15. maddeleri uyarınca gecikme zammının hesaplanmaması gerektiği mücbir sebep ve acz halinde bütün borçların durduğu ve bu durumun 2000 yılında başladığı, Mahkemece TMSF ye yazı yazılarak hangi tarihten itibaren hangi işlemlerin yapılmasının yasaklanıp hangisinin yapılacağının tasarruf yetkisi sınırlarının sorulmasının istenilmişken bunun yapılmadığı, yani olayda mücbir sebebin başlangıç tarihinin tam olarak netleştirilemediği, sadece TMSF’ nin.

Grup’un 2000 yılından bu yana borca batık olduğu vergi borçlarını ödemesinin mümkün bulunmadığı yazısının esas alındığı AATUHK 75. maddede acz halinin tanımlandığı yapılan takip sonucunda borçlunun haczi kabil malvarlığı bulunmamasını veya bulunan malvarlığının borcunu karşılamadığı durum olduğu olarak ifade edildiği, 30/03/2007-01/07/2013 arasında işlemleri yapan ve şirketi yönetenin devlet olduğu eksik inceleme ile varsayımlara dayalı ve hukuka aykırı olarak davanın kısmen reddine karar verildiği belirtilerek redde dair karar kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI

Davalı İdare tarafından, usul yönünden uyuşmazlığın düzeltme şikayet başvurusuna konu olabilecek vergi hataları kapsamına girmediği ifade edilmiş, ayrıca Davacı şirketin, TMSF'ye devredildiği tarihten sonra amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi nedeniyle gecikme zammı hesaplanmasının mücbir sebep kapsamında değerlendirilemeyeceği, buna göre şirketi temsile yetkili kişilerin talebi doğrultusunda 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan amme alacakları için ilgili mevzuat uyarınca enflasyon farkı hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,

davacı şirkete TMSF tarafından el konulduğu 31/02/2007 tarihinden sonra tahakkuk eden ve yapılandırılmaya konu edilen alacak aslının 96.515,12 TL olduğu, dolayısıyla 6111 sayılı Kanun kapsamında ödenen TEFE/ÜFE tutarının çok cüz'i bir kısmının şirkete TMSF tarafından el konulduğu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olduğu, İdarece yapılan işlemler hukuka uygun olduğundan davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek davanın kısmen kabulüne dair hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI

İdarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, davanın reddine ilişkin karar kısmının bozulmasına ilişkin olan davacı temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,

6.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2016/20995, K. 2021/3467, 22 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Eden Davacının İddiaları
  6. Temyiz Eden Davalının İddiaları
  7. Davacının Savunması
  8. Davalının Savunması
  9. Tetkik Hâkimi : …
  10. Düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2016/20995
Karar No
2021/3467
Tarih
22 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2016/21046 K.2021/3503
  • Danıştay 4. Daire E.2016/21095 K.2021/3511
  • Danıştay 4. Daire E.2016/21096 K.2021/3510
  • Danıştay 4. Daire E.2016/21097 K.2021/3509
  • Danıştay 4. Daire E.2016/21098 K.2021/3508
  • Danıştay 4. Daire E.2016/21099 K.2021/3507

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.