KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21050 E., 2021/2739 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2021
- Esas No
- 2016/21050
- Karar No
- 2021/2739
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, tesis edilen mükellefiyetin başlangıç tarihinin 04/12/2012 tarihine çekilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ile 2010 yılına ilişkin muhtelif beyannamelerini kanuni süresinde elektronik ortamda vermediğinden bahisle 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının 01/01/1993 tarihinden beri pazar yeri sahibi olmasının ticari faaliyette bulunduğunu göstermeyeceği, davalı idarece 04/12/2012 tarihinden önce de ticari faaliyette bulunulduğu hususunun somut delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21050, K. 2021/2739, 24 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama