KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21276 E., 2021/2903 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2021
- Esas No
- 2016/21276
- Karar No
- 2021/2903
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Yapı Denetim Limited Şirketi
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle 2009/1 ila 12 dönemi için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1 maddesi ve mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi. Reklam Ticaret Limited Şirketi,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi. Lojistik Hizm. Ve Reklamcılık San. Tic Ltd Şti ,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi …,. Vergi Dairesi mükellefi …,.
Vergi Dairesi mükellefi … tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda ve … ile … tarafından düzenlenen faturaların banka, benzeri finans kurumu veya posta idaresi vasıtasıyla ödenmesi gerekirken nakit olarak ödendiği tespit edildiğinden davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık, somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu tarhiyatlara mesnet alımlar için kanunen kabul edilebilir belge alınmadığı, bu alımların sahte faturalarla belgelendirildiğinden kesilen özel usulsüzlük cezasının mevzuata uygun olduğu, Kanunda belgeyi düzenlemeyen mükellefin de tespit edilmesi gerektiği veya belgesiz alımın ne zaman yapıldığının tespit edilmesi gerektiği yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği belirtilerek, kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden; davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun 11/01/2017 tarih ve 9239 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşıldığından Mahkemece 2577 sayılı Kanunun 26. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken verilen kararın hukuka uygun olmadığı ve bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde ise, maddede belirtilen halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtların silinmesinin ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava dosyasının ve Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden; davanın açıldığı tarihte davacının tüzel kişiliğinin bulunduğu, akabinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca şirketin ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliğinin sona erdiği ve bu hususun 11/01/2017 tarih ve 9239 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21276, K. 2021/2903, 2 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama