KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21313 E., 2020/3969 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
- Esas No
- 2016/21313
- Karar No
- 2020/3969
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, re'sen tarh edilen 2010/10, 11, 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu cezalı tarhiyatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca en geç 31/12/2015 tarihine kadar tarh edilip davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekirken, söz konusu zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 06/01/2016 tarihinde davacının ıttılasına girdiği anlaşıldığından, tarh zamanaşımına uğrayan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2016/21313, K. 2020/3969, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama